Selâm ile…
Küreselci güçler, güdümlü bir kaos ortamından yeni bir dünya düzeni çıkarmayı hedefliyorlar. Çıkarabilirler mi? Hayli zor. Çünkü, piyasaları etkisi altına alan kriz-istikrarsızlık arızi değil, yapısal; kapitalist sistemin yönetici-lerinin kontrol gücünün ötesinde bir hareket yeteneğine sahip ve bu- güne kadar dünya ekonomisini taşıyan örgütsel yapıları yıkma eğiliminde. Dahası hâdiseleri doğru okuyup, bunlara yön verecek, denetim altına alacak lider yok, krizlerin temelinde de bu var, devlet otoritesine karşı çıkışlar ise giderek artıyor. Bunların devam etmesi halinde iktidarın uygulanamaz hâle geleceği de kesin.
Dolayısıyla, Türkiye resmin bütününü iyi okumalı, devletleri altından kalkamayacakları bir yükün altına sokmaya çalışan şer güçlerin kendisini kontrol etmelerine müsaade etmemelidir. Ön- celikle, iki yüzyıl önce kaptığı-mız, mutasyona uğrayarak nesilden nesile intikâl eden, adını yanlış biçimde Batılılaşma diye koyduğumuz modern-leşme virüsünden, bunu taşıyan ve bulaştıran parazit sürüsünden kurtulmalıdır… Türkiye’nin refah ve huzuru, artık iflâh olmamacasına dönmüş-yabancı- laşmış bu sürüden kurtulmaya bağlı. Bu ayki kapağımızda bu meseleyi işledik ve “Güdümlü Kaostan Yeni Dünya Düzeni Çıkarmayı Hedefliyorlar” manşeti attık. Kapak mevzuumuzu Mevlüt Koç, “Kriz Geçici Değil, Yapısal” başlıklı yazısında işledi.
Mustafa Özcan, “Türkiye NATO’da, Fransa Arap Birliği’nde Kahire ile Yüzleşiyor!” başlıklı yazı- sında, Mı-sır’ın Libya’da Türkiye’ye karşı söylemleri vesilesiyle Suud ile BAE desteği ile İslâm dünya- sında emperyalist kuy-rukçuluğu yapan Mısır’ın misyonundan bahsediyor.
Enes Duymaz, “İslâm Coğrafyasındaki İhanet Rejimleri” başlıklı yazısında Suud-Mısır ve BA- E’nin hamlele-rinin Siyonist İsrail’e yaradığını belirtiyor.
İbrahim Türkan, Tolstoy’dan bahsettiği “Sevginin Anatomisi ya da Ellisinden Sonra Kendinden Kaçan Adam” başlıklı yazısının ikinci bölümüyle dergimizde.
Bu ay Edebiyatçı Leyla Şerif Emin ile klasikler, Türk edebiyatının Balkanlardaki ahvâli ve Kuzey Makedon-ya’daki hâdiseler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik, umuyoruz ki alâkayla okursunuz.
Oğuz Can Şahin, “Eskizden Şahesere Michelangelo Buonarroti” başlıklı yazısında Michelange- lo’nun hayat hikâyesiyle beraber birkaç ehemmiyetli eserinden bahsediyor.
Cumali Dalkılıç, “Öldükten Sonra Tanınan Yazar: Fernando Pessoa” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Dalkılıç yazarın “Anarşist Banker” isimli eserine değiniyor.
- Taha İnci, “Telegram ve Cinsiyetsizleştirme Çalışmaları” başlıklı yazısıyla dergimizde.
Zeynel Abidin Danalıoğlu’nun bu ayki hikâyesinin başlığı “Her Günün Sabahında”…
Melikşah Sezen, “Cumhuriyet Dönemi Şifâhî Tefsir Örnekleri” başlıklı yazısında “Cumhuriyet döneminde bir taraftan te’lif tefsirlerin sayısı hızla artarken diğer taraftan şifâhî tefsir de kendi mec- raında varlığını sürdürmeye devam etmekteydi.” diyor.
Bu ayki muhtevamız böyle… Nice sayılarda görüşmek dileğiyle… Allah’a emanet olun…

