Gençlik Nereye Gidiyor?

Elbette ki “Cehennemim dibine gidiyor!” diyecek durumda değiliz. Ama onu kendi hâline bırakırsanız kendisine cehennemden başka gidecek bir yer de bulamayacaktır. Bundan dolayıdır ki her bir genç, ama öyle ama böyle, muhakkak kendisine bir hedef ve gaye tayin etmek zorundadır. Öncelikli şart bu! Hedef ve gayede sıkıntı yaşayan her bir genç, “yaşamasa da olur” modunda …

Gelecek yeni kültür

Modern toplumun dayandığı ahlâkî kurallar ve modern dünya görüşünün yayınlamasını temin eden yapısal formlar, yüksek bir medeniyetin erdemleri yahut evrensel değerler olarak tüm insanlığa dayatılan normlar, söylendiği gibi hiçbir zaman evrensel değer falan olmadı. Yeryüzünü kendi tapulu malı gibi gören, dünyayı tüm üstündekilerle birlikte yutmaya hazır vahşiler sürüsüne, Protestan ahlâkı ve kapitalist ruhu benimsetme yolunda …

Schrödinger’in “Doğa ve Yunanlılar & Bilim ve Hümanizm” isimli eseri üzerine

2000 yılında vizyona girmiş olan “Bir Rüya İçin Ağıt” (Requiem for a Dream), Hollywood’un uzun süre dünyaya sunduğu Amerikan rüyasına yönelik sert bir eleştiri filmidir. İnsanların rüyalarına ulaşmak için çabalayan, mutlu, kendinden emin ve hayatların garanti altında olduğu bir Amerika’dan; hayatın anlamsızlaştığı, uyuşturucu ve televizyon bağımlılığı neticesinde insanların ne yaptığını bilmez hale geldiği bir Amerika’ya …

Metaverse ve gelecek dünyanın inşası

Sosyal medyanın -her ne kadar daha önceden var olsa da- miladını Facebook ile başlatıyoruz. Mark Zuckerberg, küçük çaplı düğmeye basarak ve daha sonrasında küresel düzeyde milyarlarca insana hitap ederek yeni bir alemin kapısını araladı. Önce Facebook sonra Instagram ve WhatsApp başta olmak üzere telefonlarımızda olan ve kullandığımız birçok uygulamanın sahibi Zuckerberg. Şimdi ise hepsinin çatısı: …

“Squid Game” dizisi ve insanlık üzerine

Güney Koreli yönetmen Hwang Dong Hyuk’un yazıp ve yönettiği “Squid Game” dizisi, bugün dünyanın en çok izlenen ve konuşulan dizisi. Bu denli popüler olmasını uzmanlar birçok sebebe bağlıyor. İzleyicinin kolay anlayabileceği basit bir kurgu olması, nizamlı ve düzgün bir şekilde ilerlemesi ve konunun daha önceki birçok filmde işlenmiş olması bu sebepler arasında… Pandemi dönemiyle birlikte …

Zihinlerdeki virüs: Oryantalizm

Oryantalizm kavramı tarihsel süreçte farklı anlamlara sahip olmuştur. Fakat günümüzde en genel anlamıyla oryantalizm, Batılı akademisyenlerin Doğu toplumlarının dilleri, kültürleri, tarihleri ve coğrafyaları hakkında incelemeler, araştırmalar yapması yani Batı’nın Doğu’yu akademik düzeyde incelediği bir disiplin olmasıdır. Bu araştırmaları yapan kişilere de oryantalist denilir. Türkçede şarkiyat, doğu bilimi, Arapçada istişrak, bu işi yapana da müsteşrik denilir. …

Organon ve tercüme faaliyetleri

Mantığın insanlık kadar eski olduğu ifade edilse de ilim olarak ortaya çıktığı tarihi bilmekteyiz. Parmenides’te ilk nüvelerini gördüğümüz, Platon’da artık ayyuka çıkmaya başlayan Mantık veya Organon Aristoteles’e geldiğimizde artık tamamen ortaya konmuştur. Aristoteles, alet ilim anlamına gelen Organon’nun mucidi değil ifşa eden olarak kendini konumlandırır. O zaten insan zihninde var olan yasaları ve biçimleri yazıya …

Hayatı düzenleyen kurallar bilime değil, dine aittir

Zihinle algıladığımız her şeyin bir sebebi, buna mukabil koşulsuz, karşılıksız, pazarlıksız, kalbi duygularla ve içtenlikle yaşadığımız her şeyin de bir mazisi vardır. Lakin bizler sürekli açıklama peşinde koşan bir varlık olduğumuz için, her şeyin izah edilebilir bir sebebi olduğunu düşünür, düşündüklerimiz içinde en aşikâr olanını da etiketleyip açıklama diye şeylerin üzerine yapıştırmakta hiçbir beis görmeyiz. …

Son büyük oyun

Batılılar dünyayı mükemmel bir dine, ideal değerlere, üstün bir yaratılışa ve yaratıcı bir ruha sahip oldukları için ele geçirmediler. Tam aksine, emperyalistçe bir keşif ve fetih kültü olan Hıristiyanlık gibi bir dine, protestan ahlâka, kapitalist ruha sahip oldukları, sömürgeci hırsa yatkın ve herkesten fazla şiddete tutkun zâlim topluluklar oldukları için ele geçirdiler. Doğu’nun bugüne kadar …

Parçayı “bütün”e takdim etmek bütünü parçaya feda etmektir

Âlem bir bütün, üzerindeki tüm varlıklar da bu bütünün parçaları. Her bir parça tabiî bir yakınlık, yatkınlık ve alâka içinde birbirine bağlı, eşsiz bir âhenge ve armoniye sahip. Her bir varlık bir diğerinin işareti konumunda. Ne için yaratılmışsa ona uygun bir istidat taşımakta ve habercisi olduğu “bütün”e doğru akmakta. Parçaları birbirine bağlayan “bağ”ın kopmasıyla birlikte …