{"id":921,"date":"2020-05-01T11:05:21","date_gmt":"2020-05-01T11:05:21","guid":{"rendered":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/?p=921"},"modified":"2025-03-21T11:07:22","modified_gmt":"2025-03-21T11:07:22","slug":"tamaro-ruzgari","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/","title":{"rendered":"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131"},"content":{"rendered":"<p>\u201cSevginin ate\u015fi ve ruhun r\u00fczgar\u0131 olmadan<\/p>\n<p>hi\u00e7bir yere varamay\u0131z,<\/p>\n<p>g\u00fcnlerimizi s\u0131radan bir tutsakl\u0131ktan<\/p>\n<p>kurtaramay\u0131z.\u201d<\/p>\n<p>Thales iyi bir g\u00f6zlemciydi. Presokratik d\u00f6nem onunla ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Do\u011fadaki d\u00fczenlilik onu mest ediyor ve bu d\u00fczenlili\u011fin ard\u0131ndaki yasalar\u0131 ke\u015ffetmek i\u00e7in yan\u0131p tutu\u015fuyordu. Yine bir g\u00fcn M\u0131s\u0131r sokaklar\u0131nda g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne bakarak y\u00fcr\u00fcyordu. G\u00fcne\u015fi g\u00f6zlemliyordu. Hatta onunla derin bir sohbete dalm\u0131\u015f olacak ki \u00f6n\u00fcndeki kuyuyu g\u00f6remedi ve i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fc. Oradan tesad\u00fcfen ge\u00e7en bir kad\u0131n Thales\u2019i g\u00f6rm\u00fc\u015f ve kahkaha atarak \u201cDaha \u00f6n\u00fcndeki kuyuyu g\u00f6remiyorsun be adam, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc m\u00fc ke\u015ffedeceksin?\u201d diye alay etmi\u015fti. Zavall\u0131 kad\u0131n bilmiyordu ki o b\u00fcy\u00fck filozofun insan g\u00f6z\u00fcne g\u00f6r\u00fcnmeyen \u015feylerle u\u011fra\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131. Nitekim Thales yapt\u0131\u011f\u0131 hesaplarla bir sonraki g\u00fcne\u015f tutulmas\u0131n\u0131n zaman\u0131n\u0131 tahmin edebilmi\u015fti.<\/p>\n<p>Thales ve do\u011fa felsefesi bir ba\u015fka dersin konusu. Hik\u00e2yeyi anlatma sebebim; Thales\u2019in d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc kuyu \u00fczerinden hemen her gencin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 anlam krizleri ve bu d\u00f6nem i\u00e7erisindeki durumlar\u0131n\u0131 imleyebilmek. Bu kuyuya hayat\u0131n\u0131n belli d\u00f6nemlerinde her insan d\u00fc\u015fer. Hepimizin ba\u015f\u0131na ayn\u0131 \u015fey gelir. Zihn\u00ee fonksiyonlar\u0131m\u0131z bir nebze g\u00fc\u00e7 kazan\u0131r, biraz daha m\u00fccerret d\u00fc\u015f\u00fcnebilmeye ba\u015flar\u0131z. Bu d\u00f6nemde insan ili\u015fkilerimizde, \u00e7evremizde olup biten olaylara bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131m\u0131zda ve kurdu\u011fumuz hayallerin buudlar\u0131nda ciddi farkl\u0131l\u0131klar peyda olur. Thales\u2019i do\u011fan\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmeye iten merak\u0131n bir benzeri belki de ayn\u0131s\u0131 i\u00e7imizde ba\u015fak verir. Sorular artar ve ayn\u0131 zamanda \u00e7e\u015fitlenir. Ama cevaplar azal\u0131r. \u00dcstelik cevaplar\u0131 kendi kendimize vermek bir anda bizim i\u00e7in \u00f6nem kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Kendimize yetme hissi ve bireysel ke\u015fifler yapabilme h\u0131rs\u0131 bize bir ba\u015fka d\u00fcnyan\u0131n kap\u0131lar\u0131n\u0131 aralamaktad\u0131r. Fakat burada kuyuya d\u00fc\u015fmek \u00e2dettendir.<\/p>\n<p>*<\/p>\n<p>Hayat m\u00fcspet bir anlam bar\u0131nd\u0131r\u0131r i\u00e7inde. T\u00fcm varl\u0131\u011f\u0131n, varolu\u015fun i\u00e7sel dinamizmi olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan kendisine ili\u015fen nesnenin k\u00f6klerine canl\u0131l\u0131k kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bilinir. Su hayat ile \u00f6zde\u015f g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n en temel besin kayna\u011f\u0131 yani. Ama hayat\u0131n a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131c\u0131 fonksiyonu insan bilincinin k\u00f6r noktas\u0131nda saklar kendini. Kadim bilgeli\u011fin start noktas\u0131 buras\u0131d\u0131r. Bilge bayku\u015flar\u0131n sahip oldu\u011fu ilk marifet k\u0131r\u0131nt\u0131s\u0131. Manast\u0131ra kapanan ke\u015fi\u015fler ve d\u00fcnyaya k\u00fcsen zahitlerin ba\u015f belas\u0131. Fakat fark\u0131ndal\u0131k derdinden bir dirhem nasiplenmeyen bireyler i\u00e7in bu durum \u00f6m\u00fcr boyu s\u0131r kalmak zorundad\u0131r.<\/p>\n<p>Do\u011fu felsefesinin hayat\u0131 a\u015fa\u011f\u0131layan, hor g\u00f6ren taraf\u0131 bu noktayla alakal\u0131d\u0131r. Bu felsefede \u00f6l\u00fcm esast\u0131r. Budizm\u2019in temel d\u00fc\u015f\u00fcncesi yeniden hayata geli\u015f paradoksunu yani reenkarnasyonu yok etmektir. Karma zincirini k\u0131rmak hayatta \u00f6l\u00fcm\u00fc yakalamak ile ger\u00e7ekle\u015fir. Ama burada hayat\u0131n di\u015fil y\u00f6nleri \u00f6n plandad\u0131r. Bu felsefede hayat kad\u0131nla e\u015f de\u011ferdedir. Ba\u015ftan \u00e7\u0131kartan, insan\u0131 ayartan ve t\u00fcrl\u00fc entrikalarla onu hakikatten al\u0131koyan y\u00fcksek cazibeli bir di\u015fi. Bu efsunlu k\u0131rm\u0131z\u0131 g\u00fc\u00e7 kar\u015f\u0131s\u0131nda insan\u0131n g\u00fcvenlik \u00e7eperi etkisizdir. Hayat\u0131n g\u00f6nderdi\u011fi \u015fehvetli oklar insan\u0131n kozmik kalbini tam on ikiden vurur ve sprit\u00fcel bilincini k\u00f6r eder. Bu da onu hakikatin bengi lezzetinden mahrum k\u0131lar.<\/p>\n<p>Hayat\u0131 sadece di\u015fil y\u00f6nlerinden ibaret zanneden bu anlay\u0131\u015f k\u0131s\u0131rd\u0131r. Ve hayat\u0131 kad\u0131n ile imlemek hatad\u0131r. B\u00f6yle bile olsa kurtulu\u015fu ka\u00e7\u0131\u015fta aramak yanl\u0131\u015ft\u0131r. Az daha \u00f6teye gidecek olursak hayata erillik ya da di\u015fillik perspektifinden yakla\u015fmak g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne h\u00fccre gedi\u011finden bakmaya benzer. Hayat bu iki olgunun kapsama alan\u0131 i\u00e7ine girmeyecek t\u00fcrden muhtelif eylem, ide, olgu ve olu\u015fu muhtevidir.<\/p>\n<p>Hayat\u0131n a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131c\u0131 y\u00f6n\u00fcn\u00fc fark etti\u011fimiz ilk evre yine hayata k\u00f6k sald\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve ilk tomurcuklar\u0131m\u0131z\u0131n patlak verdi\u011fi vakitlerdir. Eskilerin inand\u0131\u011f\u0131 kara safra denen hormon bu d\u00f6nemde budaklanmaya ba\u015flar. Melankolik hisler ruhumuzun labirentlerinde \u00f6zerkli\u011fini ilan ederken biz kendimizi dipsiz bir sorunsal\u0131n i\u00e7erisinde y\u00fczerken buluruz. Cevaplanmay\u0131 bekleyen sorular ve \u00e7\u00f6z\u00fclmesi gereken sorunlar vard\u0131r. \u00dcstelik tam bu vakitte hayat y\u00fczle\u015fmemiz gereken bir u\u00e7urum misali \u00f6n\u00fcm\u00fczde durmaktad\u0131r. Geri d\u00f6nme l\u00fcks\u00fcn\u00fc de kaybetmi\u015fizdir. Ge\u00e7en her saniye skorbordda rakibin hanesine yaz\u0131lan bir say\u0131 gibidir. Sinir u\u00e7lar\u0131m\u0131zda biriken gerilim ile infilak etmeye haz\u0131r canl\u0131 bir bombad\u0131r insan bu d\u00f6nemde.<\/p>\n<p>Mesele \u00e7ok basittir bir yandan. Hayat\u0131m\u0131z boyunca y\u00fcr\u00fcmek zorunda oldu\u011fumuz kay\u0131p anlamlar patikas\u0131na ad\u0131m atm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. Sayg\u0131, sadakat, iffet, do\u011fru, yanl\u0131\u015f, g\u00fcven, sevgi, a\u015fk, namus, haset, k\u0131skan\u00e7l\u0131k, sahiplik gibi kavramlara anlam kazand\u0131rma iste\u011fi duyar\u0131z. Yerine getirmekle y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011fumuz sorumluluklarla m\u00fccadele etmeyi \u00f6\u011frenmek isteriz. Gelece\u011fin getireceklerine haz\u0131rl\u0131kl\u0131 olmak, ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k, h\u00fcsran, hicran, gam, gussa, keder gibi ve daha pek \u00e7ok ba\u015f\u0131m\u0131z\u0131 a\u011fr\u0131tacak, konforumuzu da\u011f\u0131t\u0131p, huzurumuzu berhava edecek ihtimallere kar\u015f\u0131 ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k kazanmay\u0131 dileriz. Bu, kanl\u0131 muharebe \u00f6ncesi yap\u0131lan askeri tatbikata benzer bir yerde. Is\u0131nma turu ya da kondisyon antrenmanlar\u0131 gibi. Ama daha \u00e7ok ans\u0131z\u0131n dibini boylad\u0131\u011f\u0131m\u0131z zifiri kuyunun i\u00e7erisinde el yordam\u0131yla neler olup bitti\u011fini, nerede oldu\u011fumuzu anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak gibidir. D\u00fcnya karanl\u0131k bir kuyudur neticede ve bu kuyunun i\u00e7ine d\u00fc\u015fen insan etraf\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatmaya mecburdur.<\/p>\n<p>*<\/p>\n<p>Psikanalizde \u201cbaca temizleme\u201d olarak ifade edilen ve nevrotik bir rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131 olan hastay\u0131 konu\u015fturmaya dayal\u0131 bir y\u00f6ntem vard\u0131r. Irwin Yalom\u2019un <em>Nietzsche A\u011flad\u0131\u011f\u0131nda<\/em> isimli eserini okuyanlar i\u00e7in bu terim tan\u0131d\u0131k gelebilir. Hat\u0131rlanaca\u011f\u0131 \u00fczere y\u00f6ntem Freud\u2019un hocas\u0131 Josef Breuer\u2019e aittir. Bu teknik hastan\u0131n \u00e7ocuklu\u011funu kurcalamakla ba\u015flar. Bug\u00fcn ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 problemlerin k\u00f6klerini ki\u015finin \u00e7ocuklu\u011funda arar. Ve tedaviye bu noktadan devam eder. Mesela y\u00fckseklik korkunuz varsa bu bir nevrozdur. Sebebi k\u00fc\u00e7\u00fckken baban\u0131z\u0131n evi boyamak i\u00e7in kulland\u0131\u011f\u0131 merdivenden d\u00fc\u015fmenizdir mesela. Ya da karanl\u0131kta uyuyam\u0131yorsunuzdur. Sebebi \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fckken ablan\u0131z\u0131n yaln\u0131z yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131z yata\u011f\u0131n\u0131za gelerek ac\u0131mas\u0131z bir \u015fakayla sizi uykudan uyand\u0131rmas\u0131d\u0131r. \u00d6nce \u00e7ocuklu\u011funuza gitmeniz ve ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bu trajediyi zihninizde normalle\u015ftirmeniz gerekir. Bence makul bir y\u00f6ntem. Bizi biz yapan, karakterimizi \u015fekillendiren, \u015fu an elde etti\u011fimiz hemen her \u015feyin k\u00f6kleri o \u00e7ocukluk y\u0131llar\u0131m\u0131zla bir \u015fekilde ba\u011flant\u0131l\u0131. Ge\u00e7mi\u015fimizin bug\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u00fczerinde az\u0131msanmayacak bir hakimiyeti s\u00f6z konusu. Ve ayn\u0131 \u015fekilde bug\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn de gelece\u011fimiz \u00fczerinde. Ger\u00e7i geli\u015fen biyoteknoloji ve siborg m\u00fchendisli\u011fi \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki y\u0131llarda ba\u015f\u0131m\u0131za neler a\u00e7acak bilemiyorum. Birka\u00e7 on y\u0131l sonra tahminlerin \u00f6tesinde bir gelecekle kar\u015f\u0131la\u015fabilme ihtimali s\u00f6z konusu oldu\u011fu i\u00e7in bug\u00fcnk\u00fc hayat\u0131m\u0131z\u0131n gelecekle bir hi\u00e7bir ba\u011flant\u0131s\u0131 olamayabilir.<\/p>\n<p>Benim iddiam \u015fu; ilk gen\u00e7lik d\u00f6nemlerinde ya\u015fanan anlam krizleri, kimlik aray\u0131\u015flar\u0131 ve k\u00f6rpe sorgulamalar\u0131n merhemini \u00e7ocuklu\u011fumuzda bulabiliriz. Bu sadece gen\u00e7lik d\u00f6nemi i\u00e7in ge\u00e7erli de\u011fil asl\u0131nda. T\u00fcm hayat\u0131m\u0131z boyunca hissetti\u011fimiz i\u00e7sel bunal\u0131m, ruhsal ink\u0131raz ve soyut sava\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n dindirici a\u015f\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7ocukluk \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda yakalayabiliriz. Yaln\u0131z bu sorgulamalar\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcnmelerin sebepleri \u00e7ocuklu\u011fumuzdad\u0131r demiyorum. Yani \u00e7ocukken ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feylerin bizi bug\u00fcn t\u00fcm kavramlar\u0131 ba\u015ftan tan\u0131mlamaya itti\u011fini ve bizi bir d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00e7emberine hapsetti\u011fini iddia etmiyorum.<\/p>\n<p>\u00d6rnek olarak pe\u015fine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u201cBen kimim?\u201d \u201cHayat\u0131n anlam\u0131 nedir?\u201d \u201cHakikat diye bir \u015fey var m\u0131d\u0131r?\u201d t\u00fcr\u00fcnden sorulara verece\u011fimiz cevaplarda, \u00e7ocukken sokaklar\u0131nda top oynad\u0131\u011f\u0131m\u0131z mahallenin bacalar\u0131ndan t\u00fcten dumanla islenmi\u015f havas\u0131n\u0131n, horoz seslerinin, bize sal\u00e7al\u0131 ekmek veren kom\u015fu teyzelerin, camiden gelirken elimize \u015feker tutu\u015fturan amcalar\u0131n ve daha nice ayr\u0131nt\u0131n\u0131n hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r bir etkisi vard\u0131r. \u00c7ocukluk an\u0131lar\u0131n\u0131 yad etmenin, yapaca\u011f\u0131m\u0131z zamanda yolculu\u011fun yarataca\u011f\u0131 katarsis etkisi \u00f6n\u00fcm\u00fcz\u00fc ayd\u0131nlatacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Ben buna \u201cTamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131\u201d diyorum. \u0130talyan yazar Susanna Tamaro\u2019nun kitaplar\u0131nda s\u0131k\u00e7a kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar bu durum. Hem bu sebeple hem de ilk gen\u00e7lik y\u0131llar\u0131mda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m i\u00e7sel bunal\u0131mlar\u0131m\u0131 anlamland\u0131rma yolunda bana \u00e7ok fazla yard\u0131m eden bir yazar oldu\u011fu i\u00e7in bu ismi verdim. Tabi\u00ee Tamaro\u2019nun bu y\u00f6ntemi bilin\u00e7li olarak kullan\u0131p kullanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyorum. Onun karakterleri daha do\u011frusu karakterlerinin hayata dair sorunlar\u0131 bizzat kendisinin de sorunlar\u0131d\u0131r. Yaz\u0131y\u0131 ferd\u00ee tedavi ama\u00e7l\u0131 kullanan bir yazar oldu\u011fu i\u00e7in kendi problemlerini de\u015fifre eder kitaplar\u0131nda. Ve yazarak bu problemlerin ila\u00e7lar\u0131n\u0131 arar. Bunu yaparken de \u00e7ocuklu\u011fundan doneler sunar. Ekseriyetle Tamaro\u2019nun kahramanlar\u0131 ilk gen\u00e7lik \u00e7a\u011f\u0131nda varolu\u015f sorunlar\u0131 ya\u015fayan tiplerdir zaten. Ya\u015fl\u0131 da olsalar bir \u015fekilde gen\u00e7liklerine d\u00f6n\u00fcp o g\u00fcnlerde ya\u015fad\u0131klar\u0131 olaylar \u00fczerinden anlam dev\u015firme derdindedirler.<\/p>\n<p>*<\/p>\n<p><em>K\u00f6kler, Yollar ve Yitik Benler<\/em> isimli eseri tam olarak bahsetmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m konuyu ele almaktad\u0131r. Hemen \u015funu da s\u00f6ylemekte fayda var; eser Tamaro\u2019nun ilk roman\u0131d\u0131r ve yirmili ya\u015flar\u0131nda kaleme alm\u0131\u015ft\u0131r. Eserde Roma\u2019da ya\u015famakta olan bir gen\u00e7 Illmitz\u2019e, Avusturya-Macaristan s\u0131n\u0131r\u0131nda bulunan k\u00fc\u00e7\u00fck bir k\u00f6ye bir s\u00fcreli\u011fine seyahat eder. Buras\u0131 kendi k\u00f6y\u00fcd\u00fcr. Ve seyahat sebebi ise benli\u011fine yapaca\u011f\u0131 i\u00e7sel bir yolculuk ve hesapla\u015fma i\u00e7in bir f\u0131rsat yakalamakt\u0131r. Karakterin \u015fu c\u00fcmleleri etkileyici ve daha \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fcd\u00fcr;<\/p>\n<p><em>\u201cK\u00f6klerim oradayd\u0131; ailem, \u00e7ok uzun y\u0131llar \u00f6nce daha iyi bir kaderin aray\u0131\u015f\u0131yla oradan yollara d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. Hi\u00e7birimiz oraya bir daha d\u00f6nememi\u015ftik: sadece ben, kuyru\u011funu \u0131s\u0131ran y\u0131lanlar\u0131n g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc eski resimlerde oldu\u011fu gibi, huzursuzluklar\u0131ma bir son vermek i\u00e7in oraya gidiyordum.\u201d<\/em><\/p>\n<p>Karakter ac\u0131, karamsarl\u0131k, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve huzursuzluklar\u0131ndan kurtulman\u0131n yolunu ailesinin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 k\u00f6yde aramakta bulmu\u015ftu. \u201cBa\u015far\u0131l\u0131 oldu mu?\u201d derseniz, elbette hay\u0131r. N\u00f6ral a\u011flar\u0131m\u0131z\u0131 \u00e7epe\u00e7evre saran kompleks duygulan\u0131mlar\u0131 de\u015fifre etmek karma\u015f\u0131k bir ip yuma\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zmek kadar kolay olmasa gerek. Ama genlerimizi etkisi alt\u0131na alan fiziksel \u00e7evre i\u00e7erisinde bulunmak, i\u00e7sel yolculu\u011fumuzu bu ortamda ger\u00e7ekle\u015ftirmek, san\u0131r\u0131m ruhumuzun karanl\u0131k noktalar\u0131na \u0131\u015f\u0131k tutmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken bize yard\u0131m edecektir.<\/p>\n<p>*<\/p>\n<p>Ya\u015fam\u0131 anlamland\u0131rma ve bireysel anlam krizlerini azaltma \u00e7abas\u0131 Tamaro kitaplar\u0131n\u0131n ana seyrini olu\u015fturur. Yazar i\u00e7erisinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 \u00e7a\u011f ve toplumla s\u00fcrekli bir hesapla\u015fma i\u00e7erisindedir. \u00d6\u011fretilmi\u015f daha do\u011frusu ezberletilmi\u015f de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 marjinal karakterlerinin zihin d\u00fcnyas\u0131nda evirip \u00e7evirir. Yeri geldi\u011finde hunharca h\u0131rpalar. De\u011firmen ta\u015f\u0131nda \u00f6\u011f\u00fct\u00fcr. Hatta b\u0131\u00e7aklar ve onlardan \u00f6\u00e7 al\u0131rcas\u0131na tekrar tekrar kald\u0131r\u0131p yere vurur. Bu noktalarda yazar\u0131n radikal narsisizmi ve hayata duydu\u011fu k\u0131lcal nefretin izleriyle y\u00fczle\u015fir okuyucu.<\/p>\n<p>Tamaro bundan rahats\u0131z de\u011fildir. \u0130tiraf onun i\u00e7in ar\u0131nma eylemidir. <em>Y\u00fcre\u011finin G\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc Yere Git<\/em> isimli eserini okumayan yoktur. Ki zaten yazar\u0131n en me\u015fhur eseri de odur. Mektup t\u00fcr\u00fcnde yaz\u0131lm\u0131\u015f bir roman olarak g\u00f6r\u00fclse de Augustinus\u2019un <em>\u0130tiraflar<\/em> ya da Tolstoy\u2019un <em>\u0130tiraflar\u0131m<\/em> isimli eserlerinden bir fark\u0131 yoktur. Ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131n\u0131n gen\u00e7 torununa yazd\u0131\u011f\u0131 \u00f6\u011f\u00fct i\u00e7erikli itiraf mektuplar\u0131ndan olu\u015fur. Eseri b\u00f6yle tan\u0131mlamak daha do\u011fru olur. \u00d6l\u00fcme bir ad\u0131m kala ya\u015fl\u0131 kad\u0131n bu mektuplar yoluyla s\u0131rlar\u0131n\u0131 nihayet biriyle payla\u015farak vicdan s\u0131z\u0131lar\u0131n\u0131 dindirir ve son bir defa kendisiyle hesapla\u015f\u0131r. <em>Y\u00fcre\u011fimin Sesini Dinle<\/em> de bu kitab\u0131n devam eseridir. <em>Daha \u00c7ok Ate\u015f, Daha \u00c7ok R\u00fczg\u00e2r<\/em> mektup-roman t\u00fcr\u00fcndeki bir di\u011fer eseridir. Burada da yazar yirmili ya\u015flar\u0131nda hayali dostuyla mektupla\u015f\u0131r. Hayatla m\u00fccadele etmeye al\u0131\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015fan bu k\u0131za rota bilgileri sunar. Onu, ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 nasihatleri ile korkular\u0131ndan, endi\u015fe ve tedirginliklerinden kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Tamaro\u2019nun bu seyirden ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zamanlar da olmu\u015f. <em>Ulu A\u011fa\u00e7<\/em> isimli kitab\u0131 hem \u00e7ocuklara hem de b\u00fcy\u00fcklere yaz\u0131lm\u0131\u015f bir masald\u0131r mesela. \u0130nsani de\u011ferleri g\u00fczel bir kurgu ile ele al\u0131r. Fakat bu sefer ele\u015ftirmez. Didaktik bir y\u00f6ntem kullan\u0131r. K\u00fc\u00e7\u00fck okuyucular\u0131n\u0131 e\u011fitmeyi hedefler. <em>R\u00fczg\u00e2r Ne Diyor<\/em> isimli eserinde ise gazetelerin arka sayfalar\u0131nda yer alan insanlar i\u00e7in k\u0131ymetsiz haberleri \u00f6yk\u00fcler. Kimsesiz \u00e7ocuklar\u0131, m\u00fcltecileri, g\u00f6z ard\u0131 edilen insanl\u0131k su\u00e7lar\u0131n\u0131 ele al\u0131r. K\u0131sacas\u0131 gazetelerdeki o yar\u0131m hikayeleri tamamlar. Burada da sorgulad\u0131\u011f\u0131 konular di\u011fer eserlerine nazaran farkl\u0131d\u0131r. <em>Luisito<\/em>\u2019yu da es ge\u00e7meyelim. Yaln\u0131z bir insan ve egzotik bir papa\u011fan aras\u0131ndaki sevgi ili\u015fkisi ancak bu kadar g\u00fczel anlat\u0131labilirdi. Sevginin nesnesi ne olursa olsun bulundu\u011fu yerde meydana getirece\u011fi g\u00fczellikleri s\u0131ms\u0131cak bir hik\u00e2ye \u00fczerinden okuyorsunuz. <em>Akl\u0131 Bir Kar\u0131\u015f Havada<\/em> kitab\u0131n\u0131n bir <em>K\u00fc\u00e7\u00fck Prens<\/em> havas\u0131 estirdi\u011fi s\u00f6ylense de, e\u011fer <em>K\u00fc\u00e7\u00fck Prens<\/em>\u2019le k\u0131yaslanacak bir eseri varsa o da <em>Luisito<\/em>\u2019dur diyebilirim. Ad\u0131n\u0131 an\u0131nca \u015fimdi kitab\u0131 \u00f6zledi\u011fimi hissettim. A\u00e7\u0131p koklamak istedim. Ama k\u00fct\u00fcphanemde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark etim. Muhtemelen birine okusun diye \u00f6d\u00fcn\u00e7 verdim. Geri getirmemi\u015f. \u0130\u015fin k\u00f6t\u00fc taraf\u0131 o vicdans\u0131z\u0131n kim oldu\u011funu da hat\u0131rlayam\u0131yorum.<\/p>\n<p>*<\/p>\n<p>Benim Tamaro maceram yazd\u0131\u011f\u0131 ikinci roman olan <em>Anima Mundi<\/em> isimli kitap ile ba\u015flad\u0131. <em>Anima Mundi<\/em>, <em>D\u00fcnyan\u0131n Ruhu<\/em> demek. Yazar bu eserde de de\u011fi\u015fen d\u00fcnya de\u011ferlerini ele al\u0131yor. Fakat bu sefer bir erkek karakter \u00fczerinden. Tamaro\u2019nun karakterlerinin cinsiyeti genellikle kad\u0131nd\u0131r. Hafif erkeksi, arzulad\u0131klar\u0131na ula\u015famayan, yaln\u0131z, \u00e7o\u011fu zaman fiziksel anlamda \u00e7irkin kad\u0131nlar\u2026 Bence de yazar i\u00e7in do\u011fru olan bu. \u00c7\u00fcnk\u00fc <em>Anima Mundi<\/em>\u2019nin ba\u015fkarakteri Walter\u2019in g\u00f6ze \u00e7arpan teknik sorunlar\u0131 vard\u0131. Kimi kad\u0131ns\u0131 hassasiyetler ve duygular g\u00f6steriyordu. Yine de o Walter sayesinde Tamaro\u2019nun pe\u015fine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ve terc\u00fcme edilen t\u00fcm eserlerini toplamaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m.<\/p>\n<p>Okudu\u011fum kitap eski bir bask\u0131yd\u0131. Sayfalar\u0131n\u0131n aras\u0131ndaki sel\u00fcloz kokusu insan\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 d\u00f6nd\u00fcrecek kadar keskindi. Kald\u0131\u011f\u0131m yurtta yatt\u0131\u011f\u0131m yatak ranzan\u0131n \u00fcst kat\u0131yd\u0131. Eserin %80\u2019ini orada okumu\u015ftum. \u015eu an bu sat\u0131rlar\u0131 yazarken Walter\u2019in \u201c\u015eimdi ben bir sanat\u00e7\u0131 de\u011fil miyim peki?\u201d diye yakar\u0131\u015f\u0131 kulaklar\u0131mda \u00e7\u0131nlad\u0131. Ailesinden ka\u00e7\u0131p Roma\u2019ya s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131 Walter. Tek tutkusu edebiyat ve \u015fiirdi. Ve bir roman yazmay\u0131 planl\u0131yordu. Yazm\u0131\u015ft\u0131 da. B\u00fcy\u00fck gayretler g\u00f6stererek yay\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 roman, ilgili \u00e7evreler taraf\u0131ndan umursanmad\u0131 tabi\u00ee. Bununla beraber entelekt\u00fcel camia i\u00e7erisindeki iki y\u00fczl\u00fcl\u00fckler, samimiyetsiz ili\u015fkiler ve \u00e7\u0131kar komplolar\u0131 i\u00e7indeki sorulara yenilerini eklemi\u015fti.<\/p>\n<p>Eserin beni ilgilendiren taraf\u0131 edebiyat merakl\u0131s\u0131 bu gencin Roma\u2019da tan\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 arkada\u015f\u0131yla yapt\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015fmalard\u0131. Hayat, \u00f6l\u00fcm, anlam, inan\u00e7, a\u015fk gibi konular \u00fczerinde iki gencin fikir y\u00fcr\u00fctmeleri benim de zihnimdeki karanl\u0131k b\u00f6lgelere \u0131\u015f\u0131k tutuyor ve yeni ufuklar ke\u015ffetmemi kolayla\u015ft\u0131r\u0131yordu. Yeni sayfalar a\u00e7\u0131l\u0131yordu \u00f6n\u00fcmde. Daha \u00f6nce i\u00e7imi s\u0131kan ama ifade edemedi\u011fim \u015feyler Walter\u2019in dilinde \u015fekil buluyor, v\u00fccut kazan\u0131yor ve somutla\u015f\u0131yordu. Kendimi Walter gibi hissetmedim. Onun yerine koymad\u0131m. Koyam\u0131yordum. Onun gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmek ho\u015fuma gitmiyordu. Ama Walter\u2019i kendime \u00e7ok yak\u0131n bir dost olarak g\u00f6rebiliyordum. Kendi i\u00e7imde s\u00fcrekli onunla tart\u0131\u015f\u0131yordum. Yemek yerken, y\u00fcr\u00fcrken, uyumadan \u00f6nce, ders aralar\u0131nda\u2026 Daha sonra Walter\u2019den de\u011fil ama onu yaratan yazardan \u00f6\u011frenece\u011fim \u00e7ok \u015fey oldu\u011funa karar verdim. Ve Tamaro macerama devam ettim.<\/p>\n<p><em>D\u00fc\u015f\u00fcnen Bir Y\u00fcrek<\/em> ge\u00e7ti elime. Deneme t\u00fcr\u00fcnde yaz\u0131lm\u0131\u015f bir eser. Yine s\u0131cak, samimi ve yal\u0131n bir dili vard\u0131. Ama kurgular\u0131 kadar \u00e7ekici de\u011fildi. Yazar ara s\u0131ra \u00e7ocukluk ve gen\u00e7lik y\u0131llar\u0131ndan kesitler sunuyordu. <em>Anima Mundi<\/em>\u2019den hemen sonra bu eseri okumak yazar\u0131n daha sonraki eserlerinde \u00e7ok i\u015fime yarad\u0131. Kitaplar\u0131ndaki hangi karakterin kendisi ve hangi fikrin ona ait oldu\u011funu bu eser yard\u0131m\u0131 ile kavrayabiliyordum. Dolay\u0131s\u0131yla her kitapta yazara biraz daha a\u015fina olmaya ba\u015flam\u0131\u015f ve Tamaro okumalar\u0131n\u0131 ke\u015fif yolculuklar\u0131na \u00e7evirebilmi\u015ftim. Onu ararken ayn\u0131 zamanda kendimi ar\u0131yordum. Onu anlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken kendimi de nas\u0131l anlayabilece\u011fime dair teknikler \u00fcretiyordum.<\/p>\n<p>\u0130nan\u00e7la ilgili s\u00f6ylemleri beni en fazla irite eden noktalard\u0131. Ortak noktam\u0131z olan kutsala sald\u0131rmas\u0131, y\u0131k\u0131c\u0131 darbeler savurmas\u0131 kimi zaman t\u00fcylerimi \u00fcrpertiyordu. Ama bunun d\u0131\u015f\u0131nda pek sorunumuz yoktu. Sadece <em>Y\u00fcre\u011finin G\u00f6t\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc Yere Git<\/em> isimli eserinde karakterin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 yasak a\u015fk midemi buland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131 biraz. Toy bir okuyucu olarak zihnim b\u00f6yle kirli \u015feylere al\u0131\u015f\u0131k de\u011fildi o zamanlarda. Panzehir \u00fcretecek kadar ustala\u015fmam\u0131\u015ft\u0131m. Burada \u2018rehbersiz bir okuyucu olman\u0131n zararlar\u0131\u2019 diyebilirsiniz belki. Fakat ben yine de rehbersiz bir \u015fekilde yoluma devam etmeyi tercih ederim. Kar\u015f\u0131na neyin \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fin bir yol y\u00fcr\u00fcmeye de\u011fmez. Yol macerad\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc. \u0130nsan\u0131 geli\u015ftiren yolda ald\u0131\u011f\u0131 yaralard\u0131r. G\u00f6sterilen hedefe durmadan y\u00fcr\u00fcmek, annenin sana sormadan \u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc y\u00fcn yele\u011fi giymek gibidir.<\/p>\n<p><em>K\u00f6kler, Yollar ve Yitik Benler<\/em> ile yoluma devam ettim. Bu kitapta Tamaro\u2019nun bana hitap etti\u011fi sesin vol\u00fcm\u00fc y\u00fckselmi\u015fti. U\u011fultular yerini terenn\u00fcmlerine b\u0131rakm\u0131\u015f, fikir ku\u011fular\u0131 raks etmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131 esiyordu art\u0131k. Fikir sanc\u0131lar\u0131m\u0131 dindirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken k\u00f6klerime gitmeliydim. Yazar\u0131n sundu\u011fu en faydal\u0131 re\u00e7ete buydu benim i\u00e7in. Bunu \u00e7ok sonralar\u0131 anlad\u0131m elbette. Descartes\u2019in sepet alegorisine benziyordu. Sepette \u00e7\u00fcr\u00fck elmalar varsa hepsini d\u00f6k yere. Sonra sa\u011flam olanlar\u0131 topla ve koy sepete. Ya da <em>Meditasyonlar<\/em>\u2019daki bina alegorisi gibi. E\u011fer baz\u0131 duvarlar\u0131 hasarl\u0131 bir binaya sahipsen ne yapars\u0131n? O duvarlar\u0131 onar\u0131r m\u0131s\u0131n yoksa t\u00fcm binay\u0131 y\u0131k\u0131p ba\u015ftan m\u0131 in\u015fa edersin? Descartes g\u00f6remedi\u011fimiz ba\u015fka hasarl\u0131 duvarlar\u0131n olmas\u0131na istinaden t\u00fcm binay\u0131 y\u0131k\u0131p ba\u015ftan yapmam\u0131z\u0131 sal\u0131k veriyor. \u00c7ocuklu\u011fumuzdaki saf hallerimize gitmemiz de bunun gibi. S\u0131f\u0131r noktas\u0131ndan bug\u00fcne bakarak daha sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 kazanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yoruz. <em>Tek Ses \u0130\u00e7in<\/em> isimli eseri k\u0131smen bu muhtevada. Hayat\u0131n tokatlad\u0131\u011f\u0131, h\u0131rpalanm\u0131\u015f, hayalleri ellerinden al\u0131nm\u0131\u015f \u00e7ocuklar\u0131n \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc anlat\u0131yor. <em>\u00d6yle Bir \u00c7ocukluk<\/em> kitab\u0131n ilk hikayesi. Kendi \u00e7ocuklu\u011fundan esinlenerek yazm\u0131\u015f. \u00c7ocuk kalbinin k\u0131r\u0131lganl\u0131\u011f\u0131, ac\u0131lar\u0131, \u0131st\u0131raplar\u0131 eserin bir y\u00fcz\u00fc. Bunun yan\u0131 s\u0131ra d\u00fcnyan\u0131n incitti\u011fi ince ruhlu insanlar ve onlar\u0131n i\u00e7sel sorunlar\u0131, hayat m\u00fccadeleleri, sava\u015flar\u0131 ise di\u011fer y\u00fcz\u00fc.<\/p>\n<p>*<\/p>\n<p>Tamaro beni ba\u015fka yazarlara da g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Andre Gide bunlardan bir tanesidir. Nas\u0131lsa <em>Ayr\u0131 Yol<\/em> ge\u00e7mi\u015fti elime bir \u015fekilde. Arka kapa\u011f\u0131n\u0131 okudu\u011fumda \u201ct\u0131pk\u0131 Tamaro gibi\u201d demi\u015f ve hemen okumaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m. Bireysel ahlaka, i\u00e7sel geli\u015fime, benli\u011fin tan\u0131nmas\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131 vurgular \u00e7ok daha derindi. Tamaro\u2019ya g\u00f6re daha felsefi ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir yakla\u015f\u0131m sergiliyordu ama daha so\u011fuk bir \u00fcslubu vard\u0131. Andre Gide\u2019i de sevmi\u015ftim. Birka\u00e7 eserini daha okumu\u015ftum. \u201cKitaplar kitaplara g\u00f6t\u00fcr\u00fcr\u201d diyor \u0130smet \u00d6zel. Andre Gide de beni ba\u015fka kitaplara g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Okumak sonu gelmeyen bir ke\u015fif yolculu\u011fudur neticede. \u0130\u00e7imizdeki eksiklik, olmam\u0131\u015fl\u0131k hissini yitirmedik\u00e7e bu s\u00fcre\u00e7 \u00f6mr\u00fcm\u00fcz\u00fcn sonuna kadar devam edecektir. Kul olmak, olmamak demektir. Ve okumak insan\u0131 kemale g\u00f6t\u00fcren yollar\u0131n en tekinsizidir.<\/p>\n<p>Yazar: \u0130brahim T\u00fcrkan<\/p>\n<p>Ayl\u0131k Dergisi 188. Say\u0131, May\u0131s 2020<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u201cSevginin ate\u015fi ve ruhun r\u00fczgar\u0131 olmadan hi\u00e7bir yere varamay\u0131z, g\u00fcnlerimizi s\u0131radan bir tutsakl\u0131ktan kurtaramay\u0131z.\u201d Thales iyi bir g\u00f6zlemciydi. Presokratik d\u00f6nem onunla ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Do\u011fadaki d\u00fczenlilik onu mest ediyor ve bu d\u00fczenlili\u011fin&hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[2],"tags":[],"ppma_author":[14],"class_list":["post-921","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fikir","author-admin","no-post-thumbnail"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO plugin v26.8 - https:\/\/yoast.com\/product\/yoast-seo-wordpress\/ -->\n<title>Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131 - Ayl\u0131k Dergisi<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131 - Ayl\u0131k Dergisi\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"\u201cSevginin ate\u015fi ve ruhun r\u00fczgar\u0131 olmadan hi\u00e7bir yere varamay\u0131z, g\u00fcnlerimizi s\u0131radan bir tutsakl\u0131ktan kurtaramay\u0131z.\u201d Thales iyi bir g\u00f6zlemciydi. Presokratik d\u00f6nem onunla ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Do\u011fadaki d\u00fczenlilik onu mest ediyor ve bu d\u00fczenlili\u011fin&hellip;\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"Ayl\u0131k Dergisi\" \/>\n<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2020-05-01T11:05:21+00:00\" \/>\n<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2025-03-21T11:07:22+00:00\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"aylikdergisi\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@Aylik_Dergisi\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@Aylik_Dergisi\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"aylikdergisi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"15 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/\"},\"author\":{\"name\":\"aylikdergisi\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd\"},\"headline\":\"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131\",\"datePublished\":\"2020-05-01T11:05:21+00:00\",\"dateModified\":\"2025-03-21T11:07:22+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/\"},\"wordCount\":3486,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Fikir\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/\",\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/\",\"name\":\"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131 - Ayl\u0131k Dergisi\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website\"},\"datePublished\":\"2020-05-01T11:05:21+00:00\",\"dateModified\":\"2025-03-21T11:07:22+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website\",\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/\",\"name\":\"Ayl\u0131k Dergisi\",\"description\":\"Fikir, Siyaset, Toplum ve K&uuml;lt&uuml;r Sanat\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization\"},\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization\",\"name\":\"Ayl\u0131k Dergisi\",\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png\",\"contentUrl\":\"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png\",\"width\":380,\"height\":287,\"caption\":\"Ayl\u0131k Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi\",\"https:\/\/x.com\/Aylik_Dergisi\",\"https:\/\/www.instagram.com\/aylikbarandergisi\/\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd\",\"name\":\"aylikdergisi\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/image\/794c885c93221403cc418bbc3f8b6bb9\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"aylikdergisi\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/aylikdergisi.com\"],\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/author\/admin\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131 - Ayl\u0131k Dergisi","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131 - Ayl\u0131k Dergisi","og_description":"\u201cSevginin ate\u015fi ve ruhun r\u00fczgar\u0131 olmadan hi\u00e7bir yere varamay\u0131z, g\u00fcnlerimizi s\u0131radan bir tutsakl\u0131ktan kurtaramay\u0131z.\u201d Thales iyi bir g\u00f6zlemciydi. Presokratik d\u00f6nem onunla ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Do\u011fadaki d\u00fczenlilik onu mest ediyor ve bu d\u00fczenlili\u011fin&hellip;","og_url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/","og_site_name":"Ayl\u0131k Dergisi","article_publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi","article_published_time":"2020-05-01T11:05:21+00:00","article_modified_time":"2025-03-21T11:07:22+00:00","author":"aylikdergisi","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@Aylik_Dergisi","twitter_site":"@Aylik_Dergisi","twitter_misc":{"Yazan:":"aylikdergisi","Tahmini okuma s\u00fcresi":"15 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/"},"author":{"name":"aylikdergisi","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd"},"headline":"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131","datePublished":"2020-05-01T11:05:21+00:00","dateModified":"2025-03-21T11:07:22+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/"},"wordCount":3486,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization"},"articleSection":["Fikir"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/","url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/","name":"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131 - Ayl\u0131k Dergisi","isPartOf":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website"},"datePublished":"2020-05-01T11:05:21+00:00","dateModified":"2025-03-21T11:07:22+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2020\/05\/01\/tamaro-ruzgari\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"Tamaro R\u00fczg\u00e2r\u0131"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website","url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/","name":"Ayl\u0131k Dergisi","description":"Fikir, Siyaset, Toplum ve K&uuml;lt&uuml;r Sanat","publisher":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization"},"potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization","name":"Ayl\u0131k Dergisi","url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png","contentUrl":"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png","width":380,"height":287,"caption":"Ayl\u0131k Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi","https:\/\/x.com\/Aylik_Dergisi","https:\/\/www.instagram.com\/aylikbarandergisi\/"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd","name":"aylikdergisi","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/image\/794c885c93221403cc418bbc3f8b6bb9","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g","caption":"aylikdergisi"},"sameAs":["http:\/\/aylikdergisi.com"],"url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/author\/admin\/"}]}},"authors":[{"term_id":14,"user_id":1,"is_guest":0,"slug":"admin","display_name":"aylikdergisi","avatar_url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/72d88977e7edd63669015a131160b7255adb4b26ec9dfe844962f6640dc09e99?s=96&d=mm&r=g","author_category":"","user_url":"http:\/\/aylikdergisi.com","last_name":"","first_name":"","job_title":"","description":""}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/921","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=921"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/921\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":922,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/921\/revisions\/922"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=921"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=921"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=921"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/ppma_author?post=921"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}