{"id":546,"date":"2014-06-02T14:29:39","date_gmt":"2014-06-02T14:29:39","guid":{"rendered":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/?p=546"},"modified":"2024-01-09T14:30:21","modified_gmt":"2024-01-09T14:30:21","slug":"suur-suzgeci-ve-algida-secicilik","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/","title":{"rendered":"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik"},"content":{"rendered":"<p><b>Hayat ve \u015euur<\/b><\/p>\n<p>Ya\u015f\u0131yoruz. Bunun nas\u0131l\u0131n\u0131 tam idr\u00e2k edemeden, en i\u00e7ten ve dolays\u0131z tecr\u00fcbe etti\u011fimiz bir vak\u0131\u00e2 h\u00e2linde, ya\u015f\u0131yoruz. Kimi belki hayat\u0131 boyunca bu konuyu hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmez, kimi de ciltler tutan eserler kaleme al\u0131r. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n \u201cd\u00fc\u015f\u00fcnen ferdleri\u201dnin kafas\u0131n\u0131 kurcalayan en temel mesele olarak ya\u015f\u0131yoruz ve bildi\u011fimiz t\u00fcm di\u011fer \u201cya\u015fayan\u201d varl\u0131klar\u0131n aksine bunun fark\u0131nday\u0131z. \u00d6l\u00fcm\u00fc biliyoruz, son derce \u00f6nemsiyoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc hayat\u0131n idrakindeyiz. Peki, di\u011fer canl\u0131larla ortak paydam\u0131z olan \u201cya\u015fama\u201dy\u0131, hayat\u0131 nas\u0131l tarif edebiliriz?<\/p>\n<p>Hayat\u0131 tarife y\u00f6nelik bu g\u00fcne kadar muhtelif te\u015febb\u00fcsler yap\u0131lm\u0131\u015fsa da, bunlardan en genel ge\u00e7er olan\u0131 yuvarlak ifadelerle \u015fu \u015fekilde: &#8220;Canl\u0131 organizman\u0131n canl\u0131l\u0131k faaliyetini s\u00fcrd\u00fcrmesi; g\u00f6rme, i\u015fitme ve dokunma organlar\u0131n\u0131 kullanabilmesi, fizik\u00ee hareketlerini yerine getirebilmesi ve olmazsa olmaz fonksiyonlar\u0131nda bir durma ya\u015famamas\u0131na&#8221; hayat denir. Bu &#8220;bilimsel&#8221; ve her bilimsel tan\u0131m gibi eksik tarife biz \u015f\u00f6yle bir ek yapal\u0131m: Hayat\u0131n en temel hususiyetinin son tahlilde, kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 di\u011fer varl\u0131klardan ay\u0131rma, her bir canl\u0131n\u0131n kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrme &#8220;cehd&#8221;i oldu\u011funu s\u00f6yleyebiliriz. En basit organizmalar bile mevcudiyetlerini id\u00e2me maksad\u0131yla \u201cg\u0131da\u201d al\u0131r, kendini koruyacak en temel tepkileri verir ve \u00e7o\u011fal\u0131r\/\u00fcrer; kendi en ilkel anlamdaki \u201cben\u201dli\u011finin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Yani, canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n temel hususiyeti, s\u00fcrekli var olma arzusudur.<\/p>\n<p>Hayat\u0131n maddecilik a\u00e7\u0131s\u0131ndan en anla\u015f\u0131lmaz \u00f6zelli\u011fi belki de \u201cnegatif entropi\u201d ilkesine t\u00e2b\u00ee olu\u015fudur; termodinami\u011fin temel kanunlar\u0131ndan birisi olan entropi ilkesine b\u00fct\u00fcn fizik\u00ee varl\u0131klar uymak zorundad\u0131r maddeci bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla&#8230; (Entropi, &#8220;Kainatta her \u015feyin, kendini minimum enerji ve maksimum d\u00fczensizli\u011fe \u00e7ekmek istemesi h\u00e2lidir. Her \u015fey d\u00fczensizli\u011fe do\u011fru akar. As\u0131l olan d\u00fczensizlik ve kaostur.&#8221;)\u00a0S\u00fcrekli bir nizam aray\u0131\u015f\u0131 i\u00e7indeki organizmalar, bu ak\u0131\u015f\u0131 tersi y\u00f6nde zorlar. D\u00fcnya co\u011frafyas\u0131 bunun ge\u00e7mi\u015ften beri gelen say\u0131s\u0131z misalleriyle doludur. \u015eu h\u00e2lde hayata, en alttan en \u00fcst seviyeye kadar i\u00e7inden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 maddede kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 bulunmayan bir bi\u00e7imde \u201cs\u00fcrekli var olu\u015fun\u201d pe\u015finde ko\u015fman\u0131n organik tezah\u00fcr\u00fcd\u00fcr diyebiliriz.<\/p>\n<p>Ya\u015fayan varl\u0131\u011f\u0131 canl\u0131 veya cans\u0131z di\u011fer varl\u0131klardan ay\u0131ran y\u00f6n, en ilkel seviyede de olsa, kendisinin \u201cba\u015fkalar\u0131ndan farkl\u0131 oldu\u011fu\u201d alg\u0131s\u0131d\u0131r, dedik. Bu vaziyet, canl\u0131lar\u0131n kendi derecelendirmeleri i\u00e7inde de\u011fi\u015fiklik arz etse de, esas de\u011fi\u015fmez. Nas\u0131l besin zincirinin en alt kategorisini, cans\u0131z maddeyi \u0131\u015f\u0131kla birlikte d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcp sindiren ve besin a\u00e7\u0131s\u0131ndan di\u011fer canl\u0131lara muhta\u00e7 olmayan tek h\u00fccreli organizmalar ve nebatat olu\u015fturmaktaysa ve beslenme hususunda bunlara dayanan bir \u00fcst kademedekiler, yap\u0131 itibariyle daha karma\u015f\u0131k bir h\u00e2l al\u0131yorsa, \u201ckendini bilme\/ben bilgisi\u201d de o \u015fekilde i\u00e7g\u00fcd\u00fcden ger\u00e7ek bilgiye do\u011fru tek\u00e2m\u00fcl edip en tepedeki insanda kemale erer. Elbette insandaki \u201ckendi bilgisi-\u015fuur\u201d di\u011fer canl\u0131larla mukayese kabul etmeyecek bir s\u0131\u00e7ray\u0131\u015fa kar\u015f\u0131l\u0131k gelir. \u00d6yle ki insan, kendine dair bilgiyi di\u011fer hi\u00e7 bir canl\u0131 t\u00fcr\u00fcn\u00fcn yapamayaca\u011f\u0131 bir \u015fekilde her ferdinin k\u0131sa hayat d\u00f6ng\u00fcs\u00fc i\u00e7inde geli\u015ftirip anlamland\u0131rabilen yeg\u00e2ne varl\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanl\u0131k ailesinin her ferdi, di\u011fer t\u00fcm canl\u0131lardan farkl\u0131 olarak, kurallar\u0131 olan bir dil kullanmak s\u00fbretiyle kendini enikonu ifade edip di\u011fer insanlarla, en az\u0131ndan nazar\u00ee planda, m\u00fckemmel ve sistematik bir ileti\u015fim kurabilmektedir.<\/p>\n<p>Yukar\u0131da bahsetti\u011fimiz \u201cnegatif entropi ilkesi\u201d, yani varl\u0131k ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 tersine \u00e7evirebilme kabiliyeti, asl\u0131nda hayat\u0131, basit maddecili\u011fin izah edemedi\u011fi metafizik bir mecr\u00e2ya sokmaktad\u0131r. Bu ak\u0131\u015fa direni\u015fin kayna\u011f\u0131 nedir ve cans\u0131z maddeden ald\u0131\u011f\u0131 g\u00fcc\u00fc canl\u0131 nas\u0131l onun hilaf\u0131na kullanabilmektedir? Canl\u0131l\u0131k, canl\u0131l\u0131k enerjisi, \u015fuur nas\u0131l ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor? Bergson&#8217;a g\u00f6re bunun m\u00fcsebbibi, t\u00fcm canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 da olu\u015fturan metafizik bir karaktere sahip yarat\u0131c\u0131 (veya s\u0131\u00e7rat\u0131c\u0131) bir evrimdir:<\/p>\n<p>&lt;&lt;Ayr\u0131 ve z\u0131t karakterlere sahip g\u00f6z\u00fcken madde ile hayat\u0131n ikili\u011fi, sonunda bu ikili\u011fi ortadan kald\u0131racak bir sentez i\u00e7inde birli\u011fe kavu\u015fuyorlar: \u201cKozmoloji geriye d\u00f6nm\u00fc\u015f bir psikolojidir.\u201d \u2026 \u015euur nas\u0131l peyda oluyor? Maddenin b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7erisinde da\u011f\u0131n\u0131k bir \u015fekilde hareket eden hayat, baz\u0131 yerlerde v\u00fccut kazan\u0131yor. Ve \u00f6nceden hi\u00e7 kestirilemeyen \u015fiddetli s\u0131\u00e7ramalar yap\u0131yor; b\u00f6ylelikle daha y\u00fcksek \u015fekillere do\u011fru ilerliyor. Sinir sisteminin ve beynin giriftli\u011fi azar azar meydana \u00e7\u0131k\u0131yor: \u0130nsan, evriminin \u00fcst basama\u011f\u0131nda g\u00f6z\u00fck\u00fcyor. \u015euur sahibi olan insan maddeyi bertaraf etmek, onun tesirinden kurtulmak i\u00e7in tarih boyunca \u00e7al\u0131\u015f\u0131p durmaktad\u0131r. \u0130nsan e\u015fyan\u0131n sesidir, k\u00e2inat\u0131n kel\u00e2m\u0131d\u0131r. Nihayet hayat\u0131n evriminin insana kadar varm\u0131\u015f olan bu m\u00fcmtaz hatt\u0131 \u00fczerinde yeniden bir ikiye b\u00f6l\u00fcnme peyda oluyor. Zek\u00e2 ile sezgi insanda birbirlerinden ayr\u0131l\u0131yorlar ve daima ayn\u0131 itme hareketi b\u00fct\u00fcn canl\u0131lar\u0131, maddenin gitti\u011fi istikametin aksine, ileriye do\u011fru s\u00fcr\u00fckl\u00fcyor: \u201cB\u00fct\u00fcn canl\u0131lar ayakta duruyorlar ve hepsi de ayn\u0131 deh\u015fetli tazyike kendini terk ediyor. Hayvan, istinat noktas\u0131n\u0131 gitgide ar\u0131yor. \u0130nsan, hayvanlar \u00e2lemi \u00fczerinde at ko\u015fturuyor ve b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k mek\u00e2nda ve zamanda, her birimizin yan\u0131 ba\u015f\u0131nda, \u00f6n\u00fcm\u00fczde ve arkam\u0131zda, bu kuts\u00ee vazifenin s\u00fcr\u00fckleyi\u015fi ile b\u00fct\u00fcn mukavemetleri k\u0131r\u0131p ge\u00e7me\u011fe ve bir\u00e7ok engelleri a\u015fmaya, hatta belki \u00f6l\u00fcm\u00fc bile yenme\u011fe kabiliyetli d\u00f6rtnal ko\u015fup giden muazzam bir orduyu and\u0131r\u0131yor.&gt;&gt; (Nurettin Top\u00e7u, Bergson, sh. 35-36-37)<\/p>\n<p>Bergson\u2019un alet olarak s\u00fcrekli ileri hamle ve sezgiyi kullanan yarat\u0131c\u0131 tek\u00e2m\u00fcl tezi, g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, son tahlilde kayna\u011f\u0131n\u0131 maddede de\u011fil de, madde \u00f6tesi\/metafizik bir sahada bulmaktad\u0131r. S\u00fcrekli tecr\u00fcbe etti\u011fimiz ve yap\u0131lar\u0131 itibariyle madde \u00fcst\u00fc olmas\u0131 gereken varolu\u015f cehdi ve \u015fuur meselesi, temelde b\u00fct\u00fcn felsef\u00ee mezheplerin temel konular\u0131ndan biri, hatta en birincisi olmu\u015ftur. Bunu metafizik bir amile ba\u011flayan mistik g\u00f6r\u00fc\u015fler, meseleyi fazla uzatmadan h\u00e2l yoluna koymu\u015fken (Yani, \u015fu veya bu \u015fekilde bir &#8220;Yaradan&#8221; veya &#8220;yaradanlar&#8221; var, maddeyi ve \u015fuuru, topyek\u00fbn her \u015feyi o\/nlar yaratt\u0131.), maddeci bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 izahta zorlanmakta ve farkl\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmler getirmeye \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>&lt;&lt;Diyalektik materyalizmin, mekanik materyalizmi &#8220;kaba materyalizm&#8221; diye k\u00fc\u00e7\u00fcmsemesine gelince&#8230; \u00d6tekinin as\u0131l zay\u0131f ve hatal\u0131 taraf\u0131n\u0131, onun d\u00fcnyada sadece kimya ve fizik kanunlar\u0131na t\u00e2bi olan bir madd\u00ee \u00e2lemden ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rmemesinde, hayat ve insan \u015fuuru gibi y\u00fcksek seviyedeki tezah\u00fcrleri bile sadece kimyev\u00ee hadiselere ba\u011flamas\u0131nda g\u00f6r\u00fcr. Diyalektik materyalizm ise, bu tezah\u00fcrleri mekanik materyalizme kar\u015f\u0131 y\u00fcksek tutma gayretindedir. Ona g\u00f6re, hayat\u0131 ve \u015fuuru bir kimya hadisesi seviyesine indirmemek laz\u0131md\u0131r; ve o, daha da ileri giderek, \u015fuuru &#8220;madde d\u0131\u015f\u0131&#8221; kabul edecek kadar ileri gider. Ona g\u00f6re \u015fuur, ihsas, idr\u00e2k, tasavvur, mefhumlarla d\u00fc\u015f\u00fcnme, his ve arzudan ibaret \u00e7e\u015fitli ruh\u00ee faaliyetleri i\u00e7ine alan \u00e7ok yanl\u0131 bir vetiredir.<\/p>\n<p>&#8220;K\u00e2inat\u0131n madd\u00ee b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc&#8221; tezinin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda, ama bu tezi \u00e7\u00fcr\u00fctmeden, madde ve \u015fuur aras\u0131ndaki m\u00fcnasebet nas\u0131l ele al\u0131nabilir? E\u011fer &#8220;\u015fuur&#8221; madde d\u0131\u015f\u0131 bir \u015fey ise, nas\u0131l oluyor da Engels&#8217;in iddia etti\u011fi gibi, k\u00e2inat\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7inde esas\u0131 yaln\u0131z madde te\u015fkil eder?&gt;&gt; (S. Mirzabeyo\u011flu, Madde Nedir?, sh. 233)<\/p>\n<p>Meseleyi fazla uzatmamak ad\u0131na s\u00f6yleyelim ki, bu sorular\u0131n cevab\u0131, art\u0131k bu noktadan sonra bilimde de\u011fildir:<\/p>\n<p>\u201cDil, insana verilmi\u015f bir kain\u00e2t pl\u00e2n\u0131d\u0131r&#8230; \u2018Dilin k\u00f6k\u00fc\u2019 meselesini d\u0131\u015far\u0131da b\u0131rak\u0131c\u0131 bir bak\u0131\u015f i\u00e7inde bile, insandaki dil kabiliyetinin do\u011frudan do\u011fruya \u2018verilmi\u015f\u2019 bir \u015fey oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r; e\u011fer bu kabiliyet olmasayd\u0131, dil \u00f6\u011frenilemezdi. Bu kabiliyet insan\u0131n yap\u0131s\u0131nda vard\u0131r. Bunun nereden geldi\u011fi sorulursa, i\u015f dilin k\u00f6k\u00fc davas\u0131na d\u00f6ner ve son tecritte, &#8216;ilk dil, ilk insanla vard\u0131; ve ilk insan peygamberdi\u2019 hakikatinde a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fur.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn\u00fcn dil ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar\u0131, m\u00fctefekkirler ve antropologlar\u0131 \u015fu noktada birle\u015fiyorlar:<\/p>\n<p>Dilin k\u00f6k\u00fc meselesi, ancak insan\u0131n men\u015fei meselesiyle birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc dil, insan olman\u0131n ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131d\u0131r ve hi\u00e7 bir geli\u015fme ve evrim teorisi, insanla hayvan aras\u0131ndaki u\u00e7urumu kapatamaz; insan\u0131n varl\u0131k imk\u00e2n\u0131, ba\u015ftan beri dil kabiliyetinin g\u00fcc\u00fcne ba\u011fl\u0131d\u0131r&#8230; \u0130nsan olmak, faal ve infial, hareket ve durgunluk bi\u00e7imleri i\u00e7inde dili \u015fart ko\u015far.\u201d (S. Mirzabeyo\u011flu, Dil ve Anlay\u0131\u015f, sh. 74)<\/p>\n<p><b>\u00dcst Varl\u0131\u011fa \u0130htiya\u00e7<\/b><\/p>\n<p>Canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n varolu\u015f \u015fart\u0131n\u0131n, en iptida\u00ee bir i\u00e7g\u00fcd\u00fc \u015feklinde dahi olsa \u201ckendini di\u011ferlerinden tefrik\u201d oldu\u011funu ifade etmi\u015ftik ve insanda bu tefrik, dil ile birle\u015fip \u201c\u015fuur\u201d halini almaktad\u0131r. Salih Mirzabeyo\u011flu&#8217;nun iktibas etti\u011fimiz k\u0131ymetli c\u00fcmlelerinde de ifadesini buldu\u011fu gibi, ilk dil ilk insan ile vard\u0131 ve insan yery\u00fcz\u00fcnde ilk andan itibaren bu hasletle v\u00fccut bulmu\u015ftur. Asl\u0131na bak\u0131l\u0131rsa, S. Mirzabeyo\u011flu&#8217;nun gayet sarih bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 bu hikmeti, en kaba maddeci ve \u201cateist\u201d anlay\u0131\u015f ve ideolojiler de z\u0131mnen kabul etmekte ve hatta y\u00fcceltmektedirler. Belki \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 gelebilir ama, aralar\u0131ndaki farklar ne olursa olsun t\u00fcm evrim teorileri, canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n ortak hususiyetinin \u201ckendi varl\u0131klar\u0131n\u0131\u201d id\u00e2me etmek oldu\u011funda hemfikirdir. Yine, geli\u015fim y\u00f6n\u00fcndeki &#8220;\u00e7abalar\u0131n\u0131n&#8221; \u00f6n\u00fc t\u0131kand\u0131\u011f\u0131nda, do\u011fan\u0131n o &#8220;yarat\u0131c\u0131 g\u00fcc\u00fc&#8221;n\u00fcn yard\u0131m\u0131yla canl\u0131lar\u0131n fizik kanunlar\u0131na bile kafa tutabilece\u011fini iddia ederler ve bu diyalektik \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n bu g\u00fcnk\u00fc hayat \u00e7e\u015fitlili\u011fini do\u011furdu\u011funu s\u00f6ylerler. Apa\u00e7\u0131k bir \u015fekilde \u201cdo\u011fa\u201dy\u0131 transandantal\/m\u00fcte\u00e2l bir yarat\u0131c\u0131 kudret olarak g\u00f6ren bu metafizik ve teleolojik telakki, k\u00f6kleri insan ruhunun en derin noktalar\u0131nda yatan \u201cMutlak Varl\u0131k\u201da ihtiya\u00e7 hissinin d\u0131\u015favurumundan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Maddeci ideolojilerin belki de gayri ihtiyar\u00ee sergiledikleri bu tavr\u0131n kayna\u011f\u0131nda, \u201ccanl\u0131 olma\u201dn\u0131n tabiatta kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 bulunmayan ve anla\u015f\u0131lamayan ilah\u00ee bir \u00f6zden geldi\u011fine dair sezgi yatmaktad\u0131r. Yoksa dilin bir \u015fekilde, keyfiyeti tam anla\u015f\u0131lamayan \u201cDo\u011fa\u201d taraf\u0131ndan insana bah\u015fedildi\u011fi gibi apa\u00e7\u0131k \u201capriori-deney\u00fcst\u00fc\u201d bir kaziyeyi savunmalar\u0131n\u0131n ba\u015fka ne m\u00e2n\u00e2s\u0131 olabilir? \u0130nsan akl\u0131n\u0131n, izah edemedi\u011fini izahtan vareste bir \u00f6ze havale etmesinde ve yine insan ruhunun, her \u015feyi kapsayan, merhametli ama biraz da gazapl\u0131 s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak bir ana kuca\u011f\u0131na, \u201cla y\u00fcsel\/sorgulanamaz\u201d kudretli bir \u00fcst varl\u0131\u011fa ihtiya\u00e7 hissetmesinde bu vaziyetin izlerini g\u00f6rmekteyiz. Kendisini aray\u0131p ula\u015fs\u0131n diye Allah taraf\u0131ndan insano\u011flunun ruhuna nak\u015fedilmi\u015f bu ihtiya\u00e7, \u201cdo\u011fru davranma denetimi\u201d istemeyen nefs taraf\u0131ndan i\u015fte b\u00f6yle mecralarda tatmin edilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Burada bu tarz yakla\u015f\u0131mlar\u0131n psikolojik men\u015feine y\u00f6nelik k\u0131sa bir de\u011ferlendirme yap\u0131p yaz\u0131m\u0131z\u0131 \u201c\u015fuur s\u00fczgeci\u201d bahsiyle devam ettirelim.<\/p>\n<p>Kendi hayatlar\u0131na kar\u0131\u015fmayan ve herhangi bir \u201cdo\u011fru-yanl\u0131\u015f\u201d \u00f6\u011fretisi buyurmayan b\u00f6ylesi pasif bir madd\u00ee \u201ctanr\u0131\u201d anlay\u0131\u015f\u0131, maddeci g\u00f6r\u00fc\u015flerin \u201ckemale\u201d erdi\u011fi 18. ve 19. as\u0131rlar\u0131n s\u00f6m\u00fcrgeci Bat\u0131l\u0131 insan tipinin haleti ruhiyesini yans\u0131tmaktad\u0131r. Bu insan tipolojisi, d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 narsist bir alg\u0131ya sahiptir, b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat\u0131 \u201cben ve \u00f6teki\u201d bi\u00e7iminde g\u00f6r\u00fcr; \u201co g\u00fczel egosunun\u201d d\u0131\u015f\u0131ndaki herkes, tedricen s\u00f6m\u00fcrge ve h\u00e2kimiyet hedefidir. Olimpos Da\u011f\u0131&#8217;n\u0131n tanr\u0131lar\u0131 gibi hisseder kendini. \u0130\u015fin ilginci, Bat\u0131l\u0131 bir miktar da fark\u0131ndad\u0131r bu durumun ve \u201cka\u00e7\u0131n\u0131lmaz\u201d ve \u201ci\u015fe yarar\u201d \u015feklinde g\u00f6rmektedir onu. Narsizmi, insan\u0131n ruh\u00ee olmasa bile madd\u00ee tek\u00e2m\u00fcl\u00fcn\u00fcn motoru olarak kabul etmekte ve bunun i\u015fe yararl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n pratik neticelerinin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z hayatta kendini g\u00f6sterdi\u011fini \u00f6ne s\u00fcrmektedir. \u201c\u0130\u015fe yar\u0131yorsa iyidir\u201d anlay\u0131\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan Bat\u0131l\u0131 m\u00fctefekkirler, hem de bol miktarda mevcutsa da her \u015feyi \u00f6n\u00fcne kat\u0131p g\u00f6t\u00fcren Bat\u0131n\u0131n ego selinde sesleri pek duyulmuyor.<\/p>\n<p>Allah\u2019\u0131n, \u201ciki z\u0131t kutup\u201d s\u0131rr\u0131 i\u00e7inde insan\u0131 yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu kutuplardan her birinin insan\u0131 kendi mecras\u0131nda g\u00f6t\u00fcrmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 Hz. Resul\u2019den \u00f6\u011frenmi\u015f bulunuyoruz. Bu z\u0131tl\u0131k, insan\u0131n var olu\u015f s\u0131rr\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131r\u0131yor ve bu \u201ci\u00e7\u201d \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 insan\u0131 di\u011fer varl\u0131klardan ay\u0131r\u0131yor. \u0130nsan, kendi i\u00e7indeki bu \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n \u00fcr\u00fcn\u00fc oluyor bir bak\u0131ma&#8230; Bat\u0131l\u0131 insanda nefsin, sadece kendi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmenin en azman halini, en u\u00e7 noktas\u0131na var\u0131nca neler yapabildi\u011fini m\u00fc\u015fahede etmekteyiz.<\/p>\n<p>\u0130mam-\u0131 Rabb\u00e2n\u00ee Hz. bu vaziyeti \u201cMekt\u00fbb\u00e2t\u201d\u0131nda o kadar g\u00fczel anlat\u0131yor ki, ba\u015fka s\u00f6ze ne hacet:<\/p>\n<p>\u201c\u0130nsanda (Nefs-i Emmare) ilk haliyle, daima mevki ve riyaset d\u00e2vas\u0131nda ve benzerlerinden \u00fcst\u00fcn olmak himmet ve gayretindedir. Her an istedi\u011fi \u015feyse, b\u00fct\u00fcn mahl\u00fbklar\u0131n kendisine muhta\u00e7 olmas\u0131 ve emirleriyle yasaklar\u0131na ba\u015f kesmesidir. O, kendisinin hi\u00e7 kimseye muhta\u00e7 ve m\u00fcftehir olmas\u0131n\u0131 kabul etmez. Bu, Ul\u00fbhiyet (\u0130lahl\u0131k) d\u00e2vas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir ve Allah&#8217;la \u015feriklik iddias\u0131d\u0131r. Hatta (Emm\u00e2relik) vasf\u0131ndaki nefs -ki b\u00fct\u00fcn saadetlerden uzakt\u0131r- Allah ile \u015firketi (ortakl\u0131\u011f\u0131) bile kabul etmez. Onun da h\u00e2kimi olmak; var ve yok ne varsa, kendisinin mahkumu g\u00f6rmek ister.\u201d\u00a0 (\u0130mam-\u0131 Rabb\u00e2n\u00ee, Mekt\u00fbbat, NFK, BD Yay\u0131nlar\u0131, sh. 120)<\/p>\n<p><b>\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik<\/b><\/p>\n<p>Canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n tarifinde kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z en temel referans noktas\u0131, insiyak\u00ee bir bi\u00e7imde dahi olsa m\u00fccadele ve dolay\u0131s\u0131yla kendini tefriktir, dedik. Bu, insanda dil ile birlikte \u015fuur h\u00e2lini almaktad\u0131r ve insan olman\u0131n \u015fart\u0131d\u0131r. Yine, son tecritte, bu \u015fart\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz neticesi halinde \u201c\u015fuur s\u00fczgeci\u201d mevzuuna dayan\u0131yoruz. \u015euur s\u00fczgeci, daha \u00e7ok \u015fuurun i\u015fleyi\u015f mekanizmas\u0131yla al\u00e2kal\u0131 bir husus. En ba\u015fta \u015fuurun kulland\u0131\u011f\u0131 dil aleti bu yap\u0131n\u0131n \u015fekillenmesinde belirleyici bir role sahip. Ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na \u201c\u015euur S\u00fczgeci\u201d bahsi, Salih Mirzabeyo\u011flu taraf\u0131ndan ortaya konup geli\u015ftirilmi\u015f bir meseledir. \u0130\u015fin do\u011frusu, Mirzabeyo\u011flu&#8217;nun \u00e7er\u00e7evesini \u00e7izdi\u011fi haliyle ilim \u00e2leminde tam kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 bulunmuyor. Bir miktar, Bat\u0131l\u0131 bilim adamlar\u0131n\u0131n \u201calg\u0131 ve alg\u0131da se\u00e7icilik\u201d \u015feklinde kategorize etti\u011fi konu ba\u015fl\u0131\u011f\u0131yla literat\u00fcre girmi\u015f durumdad\u0131r. Alg\u0131da se\u00e7icilik ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n tarifine k\u0131sa bir g\u00f6z atmak, meseleyi kavramak ad\u0131na \u00f6nemli:<\/p>\n<p>&lt;&lt;Alg\u0131,\u00a0<b>psikoloji\u00a0<\/b>ve\u00a0<b>bili\u015fsel bilimlerde\u00a0duyusal<\/b>\u00a0bilginin al\u0131nmas\u0131, yorumlanmas\u0131, se\u00e7ilmesi ve d\u00fczenlenmesi anlam\u0131na gelir.\u00a0Alg\u0131, duyu organlar\u0131n\u0131n fiziksel uyar\u0131lmas\u0131yla olu\u015fan\u00a0<b>sinir sistemindeki\u00a0<\/b>sinyallerden olu\u015fur. \u00d6rne\u011fin, g\u00f6rme g\u00f6z\u00fcn\u00a0<b>retinas\u0131na<\/b>\u00a0d\u00fc\u015fen \u0131\u015f\u0131kla, i\u015fitme kula\u011fa gelen\u00a0<b>ses<\/b>\u00a0ile olu\u015fur. (Goldstein, Cognitive Psychology, 5-7) Alg\u0131 bu sinyallerin pasif bir \u015fekilde al\u0131nmas\u0131 de\u011fildir.\u00a0<b>\u00d6\u011frenme<\/b>,\u00a0<b>haf\u0131za<\/b>\u00a0ve\u00a0<b>beklenti<\/b>\u00a0ile \u015fekillenebilir. (Bernstein, Essentials of Psychology, 123-24)\u00a0Alg\u0131, bu \u201cyukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya etkileri\u201d kapsad\u0131\u011f\u0131 gibi duyusal girdinin \u201ca\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131ya\u201d i\u015flenmesini de i\u00e7erir. (Bernstein, age, 123-24) \u201cA\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131ya i\u015flemler\u201d, basit\u00e7e, d\u00fc\u015f\u00fck seviye bilgi kullan\u0131larak daha y\u00fcksek seviyede bilginin (\u00f6rne\u011fin nesne tan\u0131mada \u015fekiller) olu\u015fturulmas\u0131d\u0131r. Yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya i\u015flemler ile kastedilen, ki\u015finin kavram ve beklentilerinin alg\u0131y\u0131 etkilemesidir. Alg\u0131lama, sinir sisteminin karma\u015f\u0131k i\u015flemlerine dayan\u0131r, ancak bilin\u00e7sel fark\u0131ndal\u0131\u011f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi i\u00e7in \u00e7o\u011fu zaman ki\u015filere zahmetsizce ger\u00e7ekle\u015fir gibi gelir.&gt;&gt; (Vikipedi, Alg\u0131da Se\u00e7icilik ba\u015fl\u0131\u011f\u0131)<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n i\u00e7 ve d\u0131\u015f \u00e2leminden kendini dayatan t\u00fcm bilgiler, belirli bir us\u00fbl ile \u015fuur taraf\u0131ndan idr\u00e2k ediliyor; bir k\u0131sm\u0131 al\u0131n\u0131yor, bir k\u0131sm\u0131 ise g\u00f6z ard\u0131 ediliyor. Bunun alt\u0131nda, muhtemelen, verilerin neredeyse s\u0131n\u0131rs\u0131z, insan kapasitesinin mahdut olmas\u0131 yatmaktad\u0131r. \u0130nsan zihninin t\u00fcm objeleri, i\u00e7inde do\u011fdu\u011fu ve bulundu\u011fu \u00e7evreden etkilenerek ald\u0131\u011f\u0131 bir s\u0131ralamaya istinaden tasnif ederek kavrayabilmesi, pe\u015finen &#8220;\u00f6nemli-\u00f6nemsiz&#8221; ayr\u0131m\u0131n\u0131 \u00f6ne \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Alg\u0131da se\u00e7icilik ise, insan zihninin kendisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli g\u00f6rd\u00fcklerini \u015fuur seviyesine y\u00fckseltmesi bi\u00e7iminde \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. En hayat\u00ee olanlar en \u00f6nde olmak \u00fczere, her ferd kendine g\u00f6re bir tasnif\u00a0 dizilimine sahiptir. Ama, farkl\u0131 zaman ve mek\u00e2nlarda, tasnifte arka s\u0131ralarda bulunanlar, bir anda \u00f6ne \u00e7\u0131kabilirler; \u015fuur alt\u0131na itilmi\u015f olanlar \u015fuur sath\u0131na \u00e7\u0131kabilirler. Onlar bu seviyeye \u00e7\u0131k\u0131nca da, di\u011fer baz\u0131lar\u0131 geriye itilmi\u015f olacaklard\u0131r. Elbette, burada tasnif derken, \u00f6yle sistematik, k\u00fct\u00fcphane katalogu tarz\u0131 bir tasniften de\u011fil, asl\u0131nda i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f, ama zihnin, o anki \u00f6nemine bin\u00e2en &#8220;g\u00f6rmeyi&#8221; se\u00e7ti\u011fi veya se\u00e7medi\u011fi fenomenlerden bahsediyoruz.<\/p>\n<p>Asr\u0131m\u0131zdaki t\u00fcm fikr\u00ee karma\u015fay\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131p ta\u015flar\u0131 yerli yerine oturtan Salih Mirzabeyo\u011flu ise \u201c\u015fuur s\u00fczgeci\u201dni \u015f\u00f6yle tarif etmektedir:<\/p>\n<p>&lt;&lt;\u015euur s\u00fczgeci, toplumda kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tesirlerle belirlenen ve b\u00f6ylece \u00fcyelerine belirli ak\u0131l ve duygu al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131 kazand\u0131ran, yeni do\u011fanlara kendini empoze eden i\u00e7tima\u00ee bir vak\u0131ad\u0131r. Yak\u0131ndan bakarsak: \u0130nsan\u0131n duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131s\u0131 ve kapasitesi i\u00e7inde kendini ku\u015fatan \u201c\u015fartlar\u0131n\u201d ve \u201cili\u015fkilerin\u201d onda ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 terkip, onun yeti\u015fti\u011fi vasat\u0131n \u201cduygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnce kanunlar\u0131\u201dn\u0131 g\u00f6stericidir. Bu duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnce kanunlar\u0131 ise, tahlil, ara\u015ft\u0131rma ve yorumda, onun \u201cstr\u00fckt\u00fcr-yap\u0131\u201ds\u0131n\u0131, \u201chadiseye yana\u015fan insan \u015fuuru\u201dnu g\u00f6sterici bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ve objektifidir.&gt;&gt; (S.Mirzabeyo\u011flu, K\u00fclt\u00fcr Davam\u0131z, sh. 35)<\/p>\n<p>O h\u00e2lde her bir ferdin insanla\u015fma s\u00fcreci, \u015fuurunu dil vas\u0131tas\u0131yla &#8220;kuvv\u00e2dan fiile&#8221; indiren cemiyet i\u00e7inde vuk\u00fb bulmaktad\u0131r. Cemiyet dedi\u011fimizde anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z, asl\u0131nda, belli bir \u201c\u015fuur s\u00fczgeci\u201d etraf\u0131nda k\u00fcmelenmi\u015f insan toplulu\u011fudur. Kendini bir terkip halinde, yeni do\u011fan her ferdine ilk\u00e2 etmekte-a\u015f\u0131lamakta, o ferdi cemiyeti olu\u015fturan bir unsur h\u00e2line getirmektedir. Her yeni ferd de, kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 cemiyetin yap\u0131s\u0131n\u0131, kendi potansiyelini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karabildi\u011fi mikyasta de\u011fi\u015ftirmektedir. Her cemiyetin, merkezinde ailenin bulundu\u011fu i\u00e7 i\u00e7e ge\u00e7mi\u015f bir daireler b\u00fct\u00fcn\u00fc halinde tezah\u00fcr etti\u011fini s\u00f6yleyebiliriz. Her yeni ferdin, etkisi nisbetinde, sanki suya at\u0131lan bir ta\u015f gibi, bu daireler b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7inde yeni etkile\u015fim bi\u00e7imleri olu\u015fturdu\u011funu, bu y\u00fczden de \u015fuur s\u00fczgecinin, t\u0131pk\u0131 \u015fuur gibi, dinamik bir yap\u0131 arz etti\u011fini g\u00f6rmekteyiz. Ferdle cemiyet aras\u0131nda&#8221; kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 birbirini etkileyen ve d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren\/diyalektik&#8221; bir m\u00fcnasebet mevcuttur ve nas\u0131l cemiyeti olu\u015fturan asl\u00ee g\u00f6r\u00fc\u015f-ideoloji, o cemiyetin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz varl\u0131k \u015fart\u0131ysa, \u015fuur s\u00fczgeci de o ideolojik g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn aleti mevkiini almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u00e7ine do\u011fdu\u011fu cemiyetin fikir plan\u0131, g\u00f6rg\u00fcs\u00fc, al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131, his ve davran\u0131\u015f tarzlar\u0131 ferdin \u015fuur s\u00fczgecini olu\u015fturdu\u011fu gibi, nihayetinde ferdlerin birlikteli\u011finden meydana gelmi\u015f bulunan cemiyet de, i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 katmanlar\u0131\u00a0 nisbetinde \u015fuur s\u00fczgeci tabakalar\u0131 olu\u015fturur. Bu, insanl\u0131\u011f\u0131n son birimi ferdden ba\u015flayarak b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k ailesine te\u015fmil olunabilecek bir tabakala\u015fmay\u0131 te\u015fkil eder. B\u00fct\u00fcn bu ferdleri ve tabakalar\u0131 bir arada tutan \u00e2mil, t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n ayn\u0131 ruh\u00ee menb\u00e2dan gelmesi hasebiyle neticede \u015fu veya bu derecede ortak hissiy\u00e2t sahibi olmas\u0131nda yatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p><b>Son S\u00f6z<\/b><\/p>\n<p>Alg\u0131da se\u00e7icilik meselesi, modern psikoloji ekollerinin bilhassa \u00fczerinde durdu\u011fu, istihbarat birimlerinin, &#8220;kitle y\u00f6netimi&#8221; konusunda uzmanla\u015fm\u0131\u015f dev firmalar\u0131n s\u00fcrekli \u00fczerinde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir saha olmu\u015f durumdad\u0131r. Bu durum onu modern zamanlar\u0131n en \u00f6nemli dallar\u0131ndan birisi h\u00e2line gelmi\u015ftir. Ferdlerin ve ferdlerin birbirleriyle etkile\u015fimiyle hus\u00fble gelen i\u00e7tim\u00e2\u00ee m\u00fcnasebetlerin kendi menfaatleri do\u011frultusunda y\u00f6nlendirilmesi, bu kurulu\u015flar a\u00e7\u0131s\u0131ndan hayat\u00ee \u00f6nemi haiz bir mesele h\u00e2lini alm\u0131\u015ft\u0131r. Yery\u00fcz\u00fcndeki t\u00fcm ferdler ve t\u00fcm insan topluluklar\u0131, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir deneyin par\u00e7as\u0131 gibi, ill\u00fczyona t\u00e2bi tutulmak istenmektedir. Yine K\u00fclt\u00fcr Davam\u0131z&#8217;dan:<\/p>\n<p>&lt;&lt;Bir i\u00e7 hayat\u0131n \u015fuura ula\u015fabilmesi, ancak bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminin ve onun kategorilerinin d\u00fczeniyle ba\u011fda\u015fmas\u0131, onlarla ba\u011f\u0131nt\u0131 i\u00e7inde kavranabilmesiyle m\u00fcmk\u00fcn&#8230; D\u00fc\u015f\u00fcnce sistemi, i\u00e7inde do\u011fana nazaran toplum geli\u015fiminin olu\u015fturdu\u011fu bir \u015fey; ve her toplumun ya\u015fama \u00e7abas\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde hayat bi\u00e7imine ba\u011f\u0131ml\u0131 olarak bir duygulanma ve etkilenme yolu geli\u015ftirmi\u015f olmas\u0131, nelerin \u015fuura ula\u015faca\u011f\u0131n\u0131 ve nelerin \u015fuura ula\u015fmayaca\u011f\u0131n\u0131 belirleyen bir kategoriler sisteminin olu\u015fmas\u0131na sebeb oluyor. Bu sistem, sanki &#8220;toplumun \u015fartland\u0131rma s\u00fczgeci&#8221; gibi g\u00f6rev yap\u0131yor; bu s\u00fczge\u00e7ten ge\u00e7emeyen ruh\u00ee h\u00e2ller, \u015fuura ula\u015fam\u0131yor.&gt;&gt; (S. Mirzabeyo\u011flu, K\u00fclt\u00fcr Davam\u0131z, sh. 37)<\/p>\n<p>Buradaki kritik terim &#8220;\u015fartland\u0131rma&#8221;d\u0131r ve bahsetti\u011fimiz g\u00fc\u00e7ler b\u00fct\u00fcn medya ve ileti\u015fim yollar\u0131n\u0131 kullanmak s\u00fbretiyle bu \u015fartland\u0131rmay\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda olu\u015fturma gayreti i\u00e7erisindeler. Umum\u00ee m\u00e2n\u00e2da cemiyetlerin de bu \u015fartland\u0131rma istikametinde, &#8220;\u015fuur s\u00fczge\u00e7leri&#8221;ni yeniden in\u015f\u00e2 ettiklerini \u00fcz\u00fclerek m\u00fc\u015fahede ediyoruz. Asl\u0131nda ink\u0131l\u00e2p dedi\u011fimiz d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn, cemiyetin \u015fuur s\u00fczgecinin yeniden yap\u0131land\u0131r\u0131lmas\u0131 oldu\u011funu ifade edebiliriz. Bunun i\u00e7in de, bu s\u00f6m\u00fcrgeci sald\u0131r\u0131ya kar\u015f\u0131 her t\u00fcrl\u00fc m\u00fccadele metodunun gayet ekonomik bir bi\u00e7imde kullan\u0131lmas\u0131 gerekmektedir. \u015eu anda d\u00fcnyay\u0131 pen\u00e7esinde tutan egemen sistemle verilecek as\u0131l kavga sahas\u0131, i\u015fte tam buras\u0131d\u0131r:<\/p>\n<div id=\"ad_121\" data-pagespeed=\"true\" data-advert=\"temedya\" data-channel=\"121\"><\/div>\n<p>&#8220;K\u0131saca; kendimizden ba\u015flayarak insan\u0131m\u0131z\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinin &#8216;genel fikir \u00e7er\u00e7evesi&#8217;ne kendi d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz\u00fc yerle\u015ftirmek&#8230; Ba\u015far\u0131 oran\u0131 da, bunun ger\u00e7ekle\u015ftirilebilip ger\u00e7ekle\u015ftirilememesinde.&#8221; (S. Mirzabeyo\u011flu, K\u00fclt\u00fcr Davam\u0131z, sh. 36)<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>Ayl\u0131k Dergisi 117. Say\u0131 Haziran 2014<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Hayat ve \u015euur Ya\u015f\u0131yoruz. Bunun nas\u0131l\u0131n\u0131 tam idr\u00e2k edemeden, en i\u00e7ten ve dolays\u0131z tecr\u00fcbe etti\u011fimiz bir vak\u0131\u00e2 h\u00e2linde, ya\u015f\u0131yoruz. Kimi belki hayat\u0131 boyunca bu konuyu hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmez, kimi de ciltler&hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[20],"tags":[],"ppma_author":[21],"class_list":["post-546","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-yazarlar","author-abdullah-kiraci","no-post-thumbnail"],"yoast_head":"<!-- This site is optimized with the Yoast SEO plugin v26.8 - https:\/\/yoast.com\/product\/yoast-seo-wordpress\/ -->\n<title>\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik - Ayl\u0131k Dergisi<\/title>\n<meta name=\"robots\" content=\"index, follow, max-snippet:-1, max-image-preview:large, max-video-preview:-1\" \/>\n<link rel=\"canonical\" href=\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/\" \/>\n<meta property=\"og:locale\" content=\"tr_TR\" \/>\n<meta property=\"og:type\" content=\"article\" \/>\n<meta property=\"og:title\" content=\"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik - Ayl\u0131k Dergisi\" \/>\n<meta property=\"og:description\" content=\"Hayat ve \u015euur Ya\u015f\u0131yoruz. Bunun nas\u0131l\u0131n\u0131 tam idr\u00e2k edemeden, en i\u00e7ten ve dolays\u0131z tecr\u00fcbe etti\u011fimiz bir vak\u0131\u00e2 h\u00e2linde, ya\u015f\u0131yoruz. Kimi belki hayat\u0131 boyunca bu konuyu hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmez, kimi de ciltler&hellip;\" \/>\n<meta property=\"og:url\" content=\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/\" \/>\n<meta property=\"og:site_name\" content=\"Ayl\u0131k Dergisi\" \/>\n<meta property=\"article:publisher\" content=\"https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi\" \/>\n<meta property=\"article:published_time\" content=\"2014-06-02T14:29:39+00:00\" \/>\n<meta property=\"article:modified_time\" content=\"2024-01-09T14:30:21+00:00\" \/>\n<meta name=\"author\" content=\"Abdullah Kirac\u0131\" \/>\n<meta name=\"twitter:card\" content=\"summary_large_image\" \/>\n<meta name=\"twitter:creator\" content=\"@Aylik_Dergisi\" \/>\n<meta name=\"twitter:site\" content=\"@Aylik_Dergisi\" \/>\n<meta name=\"twitter:label1\" content=\"Yazan:\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data1\" content=\"aylikdergisi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:label2\" content=\"Tahmini okuma s\u00fcresi\" \/>\n\t<meta name=\"twitter:data2\" content=\"14 dakika\" \/>\n<script type=\"application\/ld+json\" class=\"yoast-schema-graph\">{\"@context\":\"https:\/\/schema.org\",\"@graph\":[{\"@type\":\"Article\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#article\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/\"},\"author\":{\"name\":\"aylikdergisi\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd\"},\"headline\":\"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik\",\"datePublished\":\"2014-06-02T14:29:39+00:00\",\"dateModified\":\"2024-01-09T14:30:21+00:00\",\"mainEntityOfPage\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/\"},\"wordCount\":3850,\"commentCount\":0,\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization\"},\"articleSection\":[\"Yazarlar\"],\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"CommentAction\",\"name\":\"Comment\",\"target\":[\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#respond\"]}]},{\"@type\":\"WebPage\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/\",\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/\",\"name\":\"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik - Ayl\u0131k Dergisi\",\"isPartOf\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website\"},\"datePublished\":\"2014-06-02T14:29:39+00:00\",\"dateModified\":\"2024-01-09T14:30:21+00:00\",\"breadcrumb\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#breadcrumb\"},\"inLanguage\":\"tr\",\"potentialAction\":[{\"@type\":\"ReadAction\",\"target\":[\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/\"]}]},{\"@type\":\"BreadcrumbList\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#breadcrumb\",\"itemListElement\":[{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":1,\"name\":\"Anasayfa\",\"item\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/\"},{\"@type\":\"ListItem\",\"position\":2,\"name\":\"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik\"}]},{\"@type\":\"WebSite\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website\",\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/\",\"name\":\"Ayl\u0131k Dergisi\",\"description\":\"Fikir, Siyaset, Toplum ve K&uuml;lt&uuml;r Sanat\",\"publisher\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization\"},\"potentialAction\":[{\"@type\":\"SearchAction\",\"target\":{\"@type\":\"EntryPoint\",\"urlTemplate\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/?s={search_term_string}\"},\"query-input\":{\"@type\":\"PropertyValueSpecification\",\"valueRequired\":true,\"valueName\":\"search_term_string\"}}],\"inLanguage\":\"tr\"},{\"@type\":\"Organization\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization\",\"name\":\"Ayl\u0131k Dergisi\",\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/\",\"logo\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/\",\"url\":\"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png\",\"contentUrl\":\"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png\",\"width\":380,\"height\":287,\"caption\":\"Ayl\u0131k Dergisi\"},\"image\":{\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/\"},\"sameAs\":[\"https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi\",\"https:\/\/x.com\/Aylik_Dergisi\",\"https:\/\/www.instagram.com\/aylikbarandergisi\/\"]},{\"@type\":\"Person\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd\",\"name\":\"aylikdergisi\",\"image\":{\"@type\":\"ImageObject\",\"inLanguage\":\"tr\",\"@id\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/image\/794c885c93221403cc418bbc3f8b6bb9\",\"url\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g\",\"contentUrl\":\"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g\",\"caption\":\"aylikdergisi\"},\"sameAs\":[\"http:\/\/aylikdergisi.com\"],\"url\":\"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/author\/admin\/\"}]}<\/script>\n<!-- \/ Yoast SEO plugin. -->","yoast_head_json":{"title":"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik - Ayl\u0131k Dergisi","robots":{"index":"index","follow":"follow","max-snippet":"max-snippet:-1","max-image-preview":"max-image-preview:large","max-video-preview":"max-video-preview:-1"},"canonical":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/","og_locale":"tr_TR","og_type":"article","og_title":"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik - Ayl\u0131k Dergisi","og_description":"Hayat ve \u015euur Ya\u015f\u0131yoruz. Bunun nas\u0131l\u0131n\u0131 tam idr\u00e2k edemeden, en i\u00e7ten ve dolays\u0131z tecr\u00fcbe etti\u011fimiz bir vak\u0131\u00e2 h\u00e2linde, ya\u015f\u0131yoruz. Kimi belki hayat\u0131 boyunca bu konuyu hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmez, kimi de ciltler&hellip;","og_url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/","og_site_name":"Ayl\u0131k Dergisi","article_publisher":"https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi","article_published_time":"2014-06-02T14:29:39+00:00","article_modified_time":"2024-01-09T14:30:21+00:00","author":"Abdullah Kirac\u0131","twitter_card":"summary_large_image","twitter_creator":"@Aylik_Dergisi","twitter_site":"@Aylik_Dergisi","twitter_misc":{"Yazan:":"aylikdergisi","Tahmini okuma s\u00fcresi":"14 dakika"},"schema":{"@context":"https:\/\/schema.org","@graph":[{"@type":"Article","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#article","isPartOf":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/"},"author":{"name":"aylikdergisi","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd"},"headline":"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik","datePublished":"2014-06-02T14:29:39+00:00","dateModified":"2024-01-09T14:30:21+00:00","mainEntityOfPage":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/"},"wordCount":3850,"commentCount":0,"publisher":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization"},"articleSection":["Yazarlar"],"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"CommentAction","name":"Comment","target":["https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#respond"]}]},{"@type":"WebPage","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/","url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/","name":"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik - Ayl\u0131k Dergisi","isPartOf":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website"},"datePublished":"2014-06-02T14:29:39+00:00","dateModified":"2024-01-09T14:30:21+00:00","breadcrumb":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#breadcrumb"},"inLanguage":"tr","potentialAction":[{"@type":"ReadAction","target":["https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/"]}]},{"@type":"BreadcrumbList","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/2014\/06\/02\/suur-suzgeci-ve-algida-secicilik\/#breadcrumb","itemListElement":[{"@type":"ListItem","position":1,"name":"Anasayfa","item":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/"},{"@type":"ListItem","position":2,"name":"\u015euur S\u00fczgeci ve Alg\u0131da Se\u00e7icilik"}]},{"@type":"WebSite","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#website","url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/","name":"Ayl\u0131k Dergisi","description":"Fikir, Siyaset, Toplum ve K&uuml;lt&uuml;r Sanat","publisher":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization"},"potentialAction":[{"@type":"SearchAction","target":{"@type":"EntryPoint","urlTemplate":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/?s={search_term_string}"},"query-input":{"@type":"PropertyValueSpecification","valueRequired":true,"valueName":"search_term_string"}}],"inLanguage":"tr"},{"@type":"Organization","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#organization","name":"Ayl\u0131k Dergisi","url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/","logo":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/","url":"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png","contentUrl":"http:\/\/aylikdergisi.com\/wp-content\/uploads\/2023\/03\/cropped-aylik-dergisi-logo-taslak.png","width":380,"height":287,"caption":"Ayl\u0131k Dergisi"},"image":{"@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/logo\/image\/"},"sameAs":["https:\/\/www.facebook.com\/AylikBaranDergisi","https:\/\/x.com\/Aylik_Dergisi","https:\/\/www.instagram.com\/aylikbarandergisi\/"]},{"@type":"Person","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/f6f24c4fc82f2469847571852b8c65fd","name":"aylikdergisi","image":{"@type":"ImageObject","inLanguage":"tr","@id":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/#\/schema\/person\/image\/794c885c93221403cc418bbc3f8b6bb9","url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g","contentUrl":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/d913209259cea2fbc9e0fe2b58775b1e647df1ee76ecf3e69623cc9249747609?s=96&d=mm&r=g","caption":"aylikdergisi"},"sameAs":["http:\/\/aylikdergisi.com"],"url":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/author\/admin\/"}]}},"authors":[{"term_id":21,"user_id":0,"is_guest":1,"slug":"abdullah-kiraci","display_name":"Abdullah Kirac\u0131","avatar_url":"https:\/\/secure.gravatar.com\/avatar\/?s=96&d=mm&r=g","author_category":"","user_url":"","last_name":"","first_name":"","job_title":"","description":""}],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/546","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=546"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/546\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":547,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/546\/revisions\/547"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=546"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=546"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=546"},{"taxonomy":"author","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.aylikdergisi.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/ppma_author?post=546"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}