Yazı Detayı
05 Eylül 2017 - Salı 13:53
 
Transhümanizm Üzerine
Kubilay Akın Gürel
 
 

Transhümanizm, trans (dönüşüm) ve hüman (insan) kelimelerinden de anlaşılacağı üzere insanı; psikolojik, fizyolojik, yaşam süresi, yetenekleri vb. hemen her özelliği açısından şimdiki bulunduğu seviyeden daha üst bir seviyeye sıçratma gayesi güden ve bu gaye için bilim ve teknolojiden olabildiğince yararlanmayı öngören entelektüel bir hareket. Bahsedilen bu üst insan; ölümsüzlük, süper zekâ ve her türlü süper yeteneğe sahip, bilim kurgu filmlerinde görmeye alışık olduğumuz türden bir insan tipi. Transhümanistler, bunun nasıl ve ne şekilde olacağını veya olabileceğinin tahminlerini ilmî bir zaviyeden, son gelişmeleri de ölçü alarak yapıyor ve fütürizmle de uyumlu bir şekilde ilerliyor. Halihazırda zaten önde gelenlerinin çoğu da Fütürist. Fakat bugün Batı’nın tüm bilim adamlarında ve entelektüellerinde görülen bilim ve teknolojinin her sorunu eninde sonunda çözeceği, her daim önceki dönemlerdeki gibi gelişeceğini ve bunun hiç durmayacağına imân etme hastalığı Transhümanistlerde de mevcut. Esasen onların temel çıkış noktası da burası ve bu ilerlemenin uç noktasına “Teknolojik Tekillik” diyorlar. Bu “tekillik” durumunun tahminin çok ötesinde olacağını vurguluyorlar. 

Fakat bu akım ve temsilcilerin, öncelikle İBDA Mimarı’nın bütün bir hayatı ve ortaya koyduğu kitaplık çaptaki eserlerine mevzu olmuş “insan nedir?” sorusuna verdikleri bir cevab yok ve bu soruyu cevablamaları gerektiğinin şuurunda dahi değiller. Öyle ya, insan tam mânâsıyla bilmediği bir şeyi nasıl olur da bir üst forma inkılâb ettirebilir? Burada Batı adamının, Üstad Necip Fazıl’ın  “... elektriğin ne olduğunu bilmek değil, onu bir nakil üzerinde ve bir ampul içinde zaptetmek” şeklinde vecizelendirdiği safî pratik aklı, görüldüğü gibi mihraksız tümevarımın zafiyetiyle malûl bir şekilde mekanik, “belli” girdilere “belli” çıktılar veren, lineer bir insan anlayışı transhümanistlerin tavırlarından sezilebiliyor. Gerek bu durum gerekse insanı ölümsüz kılmak gibi bir gaye güdülmesinin arka planında kendini tanrılaştırmaya kadar varan Pozitivist-Seküler bir anlayış var. Zaten Batı’nın bugün yaşadığı ve yaşattığı tüm sıkıntıların temelinde de bu anlayış ve bu anlayış zemininden neş’et etmiş ideolojiler yatıyor. Ayrıca “yaşanmaya değer hayat”ın izah edilmediği yerde kim sonsuza kadar yaşamak ister ki? Yaşanılan sıkıntılara bu zaviyesinden çözüm getirmenin insanlığın derdine deva olmadığı ve aksine sıkıntıyı daha da derinleştirdiği bedahet... Oysa Batı için halledilmesi gereken, taze ve bereketli bir tefekkür zemininden mahrumiyet meselesi. Kendinden emin bir şekilde 200. yaşını kutlayacağını iddia eden; fakat hiç beklenmedik bir anda geberip giden David Rockfeller’in ölümü çok şey söylese gerek!

İnsanı daha faal kılma gayesi etrafından geliştirilen projelere hızlıca bir göz attığımızda, yapılanın, onu teknolojiye daha da esir etme ve daha fazla robotlaştırma olduğu göze çarpıyor. Bunlardan biri Transhümanizmin “Süper Zekâ” ilkesi gereği dünyadaki neredeyse tüm bilgiyi bir çipe yüklemek ve bu çipi beyne yerleştirme projesi. Bu durumda insanın bilgi edinme ve edindiği bilgiyle bir terkibe ulaşmanın verdiği çileli zevk ve bunun getirdiği tekâmül göz ardı ediliyor ve adeta çalışmasına gerek olmayan bir beyin karşımıza çıkıyor. Zaten içinde yaşadığımız çağda bilgiye ulaşmak çok kolay.  Zihnimizde olması gereken bilgiyi “nasılsa elimizin altında diyerek” hafızamıza bile kaydetmiyor, onun yerine gereksiz bir sürü şeyle doldurarak zihnimizi hepten tembelleştirip boşaltıyoruz. Bahsi geçen bu proje hayal edilenin en ileri noktası olur. Bununla birlikte geliştirilen bu teknolojilerin barındırdığı şeytanîlik gözardı ediliyor ve neredeyse bu işin ahlâkî buudu hiç konuşulmuyor. Ne de olsa elimizde sahip olduğu teknolojilerle insanlığa hizmet edeceği yerde eziyet eden bir Batı var!

Transhümanizmin “Ölümsüzlük ve Süper Zeka”dan sonra üçüncü gayesi de “Süper Refah Toplumları”. Transhümanizm burada siyasî, iktisadî, askerî vb. her yönden süper refaha ulaştırmanın yolunun kıskançlık, öfke, açgözlülük gibi kötü duyguların ve zaafların insandan atılması olarak görüyor. Toplumdaki her problemin kaynağında bu duygu ve zaaflara sahip –özellikle yönetici- insanlar olduğunu ve bu duygu durumlarının da beyin kimyasallarının bir ifadesi olduğu görüşündedir. Eğer bu kimyasalların miktarını ve türünü değiştirecek genetik müdahale uygulanırsa gelecekte hiçbir duygu ve zaafı olmayan, bu sebebten Süper Refah denilebilecek bir hayata ulaşılacağını düşünüyorlar. Sanırım mekanik bir insan tasavvuru ve insanı robotlaştırmaya varan bu denli projelerin yanlışlığı ve sakatlığı izahtan vareste... 

Bilindiği gibi Büyük Doğu-İBDA Mimarları günümüze kadar gelen teknolojiden kaynaklı buhranı işaretlemişlerdi ve mealen şöyle demişlerdi: Makineleşmeyi arkasından sürükleyen teknoloji emrine gireceği bir ruhtan yoksun bırakıldı. Teknolojik terakki, maksadı kendinden ibaret bir saplantı halini aldı. Böyle olunca da başıboş kalıp insan ruhunu tahribe kalktı. Bu tahribatın neticesinde oluşan buhran iki dünya savaşına sebep oldu. Buhran günümüzde hala sürmekte ve etkisi giderek artmaktadır. Transhümanist akım ise sanki nisbetsiz kalmış ve teknolojiyi “insan”a  nispet ederek onu yerli yerine oturtma ve dizginlerini ele alma faaliyeti gibi durmaktadır. Her ne kadar böyle söylenmese ve bunun üstünde durulmasa da sanki eşya ve hadisedeki bu değişim, insanlığı, farkında olmayarak Büyük Doğu-İBDA Mimarları’nın yaptığı tesbitin önüne getirdi. Getirdi getirmesine fakat Mutlak Fikir’den mahrum Batı adamı yapılması gerekeni yapmadı. Bu yük bizim omuzumuzda... 

Henüz emekleme aşamasında diyebileceğimiz Transhümanizm, iddialı bir çıkış yaptı. Eğer her şey planladıkları gibi gelişir, ölümsüz(!), süper zeki insanlar ve olağanüstü refah içinde yaşayan bir toplum gerçekleşirse, ortaya nasıl bir insan ve nasıl bir toplum çıkacağı meçhul... Nihayetinde böylesi bir programın nasıl bir toplum doğuracağını kendileri de tahmin edemediklerini ve edemeyeceklerini ifade ediyorlar.  Böylesi bir durum bile aslında bizi “Mutlak Fikrin Gerekliliği”nin önüne getirmez mi?

 
Etiketler: Transhümanizm, Üzerine,
Yorumlar
Haber Yazılımı