Yazı Detayı
01 Mayıs 2011 - Pazar 01:30
 
Borcun Suni Zevki
Ömer Emre Akcebe
 
 

Amerika Birleşik Devletleri, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ayaktayken, oradan gelecek bir komünizm tehlikesini kullanarak ülkeleri kontrol altında tutmaktaydı. Hükümetler Rusya'dan gelebilecek Allahsız bir komünizm tehlikesine işaret ederek, ABD'nin kontrolünü vatandaşlarına meşru gösterebiliyorlardı. SSCB yıkıldıktan sonra dünyayı kontrol altında tutabilmek için yeni yöntemler arayışına girdi ABD.

Bu, ülkeleri kontrol altına alabilmek için planlanan projenin adı "Yeni Dünya Düzeni" olarak belirlendi. Bu proje, tek mesele ve bu meselenin icra edileceği üç plan şeklinde kurgulandı. Planın üç sacayağı ise: Devletler Planında Kontrol, Toplumlar Planında Kontrol, Ferdî Planda Kontrol olarak nitelendi. Bu üç saha kendi içlerinde onlarca farklı mecrada çalışmakta ve bir bütün olarak ele alındığında ancak mesele idrak edilebilmektedir.

Biz, son sayımızda bu planın, Toplumlar Planında Kontrol ayağının kullandığı önemli başlıklardan biri olan Ekonomi başlığı vesilesiyle, Türkiye'de 2000'li yıllardan sonra yapılan aşikar olduğu kadar gizli kalmış bir operasyonu ifşa etmeye çalışacağız.

Dediğimiz gibi bu başlıklar tek başına esasında keyfiyetsiz kalıyor. Her halükarda meselenin tamamının idrak edilmesi gerekmekte… Ancak mecramız ve konumuzun genişliği sebebiyle derinleşemesek de en azından sizler de meseleye dair bir intiba bırakmak için gayret sarf edeceğiz. 2000'li yıllardan sonra özellikle mevcud iktidar döneminde gerçekleşenlerden bahsedelim.

Eskiden insanlar fakir ve açtılar, hatırlarsınız. Halbuki şimdi aç insan sayısı oldukça azaldı ve herkes ev, araba sahibi oldu; banka kredileri vesilesiyle. 20 sene önce sahibi dahi olunamayan ev eşyaları 4-5 senede bir değişir oldu; kredi kartı kampanyaları vesilesiyle. Herkes AVM'lerden alışverişler yapmaya başladı, lüks markaların kıyafetleri, abuk sabuk gıdalar ve yapılan gerekli gereksiz harcamalar; kredi kartları vesilesiyle.

Herkes bir şeylerin sahibi olmuş fena mı? Tabiî ki fenâ. Sahip olunan falan bir şey yok. Şimdi herkes sahibi olduğunu sandığı değerlerin ederini hesab etse ve borçlarına saysa muhakkak bu durumdaki bir çok fert ve aile borçlu çıkacak. Madem bunca borçlu kimse var, “neden infial olmuyor,” sorusu aklınıza gelmiştir. Hemen cevaplayalım. Çünkü borcu kapatmak için sürekli yeni krediler verilmektedir.  

Sahip olunduğu sanılan, gerekli gereksiz bunca mal varlığının, ıvırın ve zıvırın insanlar üzerinde doğurduğu sunî bir huzur oluşuyor ve kimse kapısına icra dayanıncaya kadar işin ciddiyetini idrak edemiyor, sunî refah sürüyor. Herkes, farkında olmadan bu borçları ödemek için daimi olarak huzursuzluğa koşuyor esasında.

Ev aldı 60 ay vade. Her 5 senede yeni araba, her seferinde yeni bir 60 ay vade. Her ay gelen kredi kartı ekstreleri. Bunların mânâsı şudur; kredi borçların bitene kadar işinden çıkamazsın, sana dayatılan hayata itiraz edemezsin. Artık sen borcunun kölesi olmuşsundur. Sahip olduğunu sandığın şeylerin sunî refahını sürerken içine düştüğün kumpası çoğu kere fark etmezsin dahî.

“Bunca malı insan neden alıyor acaba?” sorusu aklınıza geldiyse ona da açıklık getirmeye çalışayım. Yazının girişinde belirttiğimiz üzere bu plan çok vecheli ve tek meseleli bir plan. Örnek vermek gerekirse medyanın algılarımızı biçimlendirme tesiri; diziler, filmler ve magazin programları vesilesiyle bize adeta tanıtımını yaptığı hayatın şartlarını kendi hayatımızda arayışımız ve bu arayışın neticesi budur. İyi ve doğru algılarının bozulmasına müteakip bozulan “güzel” anlayışının hayatımıza olan tesirleri bu şekildedir.

Bugün sıkça sorulan,” yahu eskiden solcular vardı, ülkücüler vardı, kemalistler vardı, Şeriatçılar vardı, nerede bu insanlar?” sorusuna bu vecheden bakacak olursak, “hepsi aynı borç kuyusunun içerisinde,” yanıtını verebiliriz.

Ak Parti Hükümeti bu planı kendi ülkesi içinde son derece başarıyla 9 senedir icra etmektedir. Dinimizin gereklerinden biri de daimi olarak kendi muhasebemizle meşgul olmaktır. Ben ukalalık edip, “sevabınızı günahınızı tartınız,” demeyeceğim ancak şunu diyeceğim ki sahip olduğunuzu sandıklarınızın bedelini bir yana, borçlarınızı diğer tarafa yazınız ve bakınız; borçlu musunuz, mal sahibi mi?

Herkesin içine düştüğü bu kuyuyu idraki son derece önemlidir. Bugün borçları bir halledeyim de gerekeni yapacağım yanılgısına düşmemeliyiz. Bu sistem içinde borcu ödemenin yolu, yeniden borçlanmak olduğundan, sonsuz bir devir daim içerisinde kalacağımızı idrak etmemiz şarttır. Aç insan sayısı belki daha az ama fakirlikte bilançoya bakacak olursak daha fakir olduğumuz aşikar… 

 

Aylık Dergisi 80. Sayı

 
Etiketler: Borcun, Suni, Zevki,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Mart 2017
Deva Hazır da Hasta Hazır mı?
03 Şubat 2017
2016’dan 2017’ye Devreden Bakiye
30 Kasım 2016
Üstün Siyaset, Üstün Sanattır
03 Ekim 2016
Anadolu Baharı - Büyük Satranç Tahtası Kırıldı
30 Temmuz 2016
Bu Millete Yeni Bir Ordu Lâzım
04 Temmuz 2016
Şeytanla Karşılaşmamız
05 Mayıs 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XIV
03 Mart 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XIII
01 Şubat 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XII
07 Ocak 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XI
03 Aralık 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - X
05 Kasım 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - IX
08 Ekim 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VIII
04 Eylül 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VII
05 Ağustos 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VI
05 Temmuz 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti –V-
29 Mayıs 2015
Başyücelik Devleti İktisat Vekaleti-IV
30 Nisan 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -III-
02 Nisan 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -II-
09 Mart 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -I-
06 Şubat 2015
Başyücelik Devleti İcra Makamı -Başyücelik Hükümeti-
06 Şubat 2015
Ölüm Odası B-Yedi-Matla’ Beyitler- Eseri Üzerine
12 Ocak 2015
Aydınlar Aristokrasisi ve Başyücelik Devleti
03 Aralık 2014
Devlet Şekilleri – Türkiye Cumhuriyeti – Başkanlık Sistemi Başyücelik Devleti’ne Giriş
30 Ekim 2014
İdeolocyamızın Ruhçuluk ve Keyfiyetçilik Prensibi Hakkında
25 Eylül 2014
Diyalektik ve Âhlak Çerçevesinde
28 Ağustos 2014
Kültür Ekseninde Varlık ve Oluş
01 Ağustos 2014
Çeşitli Veçhelerinden Zaman Meselesi
04 Temmuz 2014
Temel Meseleler Etrafında
09 Mayıs 2014
Sakat Muhakeme -Donma ve Alışkanlık- Üzerine
30 Nisan 2014
Kültür Davası
28 Mart 2014
Batı Medeniyeti, Hâlimiz ve İslâm
04 Mart 2014
Anadolu'daki Sunî Bir Problem: Türkiye Cumhuriyeti
01 Ocak 2014
Takkeli Truva Atı
01 Kasım 2013
Ayıkları Tasfiye Aracı Olarak Hukuk
01 Ekim 2013
Batı: Hasta Adamlar Manzumesi
01 Şubat 2013
Nakşi Şeyhi İmam Şamil
01 Aralık 2012
Aylık Dergisi Sekiz Yaşında
01 Eylül 2012
Filipinlerin Bilinmeyen Mücahidi: Maktan Sultanı Lapu Lapu
01 Ağustos 2012
Sermayemiz Ne Kadar Milli?
01 Temmuz 2012
Yatacak Yeriniz Yok
01 Haziran 2012
Ekonomik Verilerin Hakikati
01 Mayıs 2012
Ekonomik Açıdan 28 Şubat
01 Mart 2012
Suriye ile Alakalı Kısa Mülahazalar
01 Mart 2012
Mekanik Kainat Tasavvuru ve Makine Mefkuresi
01 Şubat 2012
Çağdaş(!) Eğitim Sistemi
01 Ocak 2012
Hesaplaşmaya Doğru Hatırlatmalar
01 Aralık 2011
Müjdeler Olsun! -O Günün Fecr Vakti-
01 Kasım 2011
Modern Dünya'nın İktisadi Bunalımına Dair Kısa Bir Mülahaza
01 Ekim 2011
İnsanın Muhtaç Olduğu 3 şey
01 Eylül 2011
İktisadi Aksiyon Teklifi
01 Ağustos 2011
Kumarhane Güzel(!) Ama…
01 Temmuz 2011
Ak Parti Neden Yüzde 50 Oy Aldı?
01 Haziran 2011
Olmayan Parayı Harcamak
Haber Yazılımı