Yazı Detayı
01 Nisan 2012 - Pazar 01:28
 
Bir Hikayenin Hikayesi
Yahya Yıldırım
 
 

Genç yazar; yazı masasının etrafında turlarken, daha önce çalakalem karaladığı yazılara baktı. Müsvedde yazıları; "Ne yazıyorsun?" sorusuyla başlıyor ve yine "Ne yazıyorsun?" sorusuyla bitiyordu... Yazar, yazdıklarını şöyle bir evirip çevirdi. Ve tekrar okumaya başladı...

-Ne yazıyorsun?

-Hikâye...

-Yazmak için ne lazım?

-Hikâye...

-Ben olmasam neyi, nasıl yazacaksın ki sen?..

-Nasıl yani?..

-Şöyle ki... Tek sıra halinde yazılan ve çizilen, askeri nizâmla biraraya gelen ve peş peşe yazılarak bir anlam oluşturmaya yardım eden ben ve arkadaşlarım olmadan, sen hangi düşünceni, nasıl yazıya dönüştürebilirsin söylermisin? Zirâ harf olmadan yazı mı olurmuş?

-Evet.. Doğru ama?..

-Aması mı var!.. Şimdi diyelim ki bir şeyler düşündün... Bir fikir geldi aklına... Yada bir ilhâm... Hemen aldın eline kalemi... Kayıt altına alacaksın ya... Fakat, o da ne? Sayfalar bomboş!.. Halbuki, görünmeyen harflerle kafanın içi dolu... Ne yapacaksın?..

-Bilemiyorum... Tuhaf sorular soruyorsun...

Üzerindeki hâki renkli gömleğin yakasını elleriyle düzeltip, "-Hakim edâlı hâki yazar" pozisyonuna bürünen yazar, masanın üzerindeki kağıtlara baktı. Tam konuşmaya hazırlanıyordu ki, işittiği sesleri hatırladı... Bu seslerin sahipleri de, hep bir ağızdan serzenişte bulunuyorlardı.

-Ya biz olmasaydık, halin nice olurdu?.. Kafanın içindeki envâi çeşit düşünceleri ne ile, nasıl ve nereye yazacaktın?.. Nasıl kayıt altına alacaktın?..

-...............

Yazarda, gençliğinin çok sesliğine rağmen sükût hakimdi. Her biri kendince haklı olan ve niyetleri de hep aynı olan sorular sorulmaya, yazarda bu soruların halini okumaya devam ediyordu. Bu sorulara cevaplarını verdiren kimdi acaba?..

-Ne yazıyorsun?..

-Hikâye...

-Neyi anlatıyorsun?..

-Vâkıâyı-Hadiseyi... Olmuş ya da olmamış, herhangi bir ânı...

-Neye göre anlatıyorsun?..

-Ne demek neye göre?.. Hikâye zaten anlatmak demek değil mi?..

-O zaman şöyle sorayım: Ne anlattığın mı önemli, yoksa neyi-nasıl anlattığın mı?..

-İkisi de önemli...

-Peki, üslûbun olmadan neyi-nasıl ve niçin yazacaksın?..

-Üslûb mu dedin?..

-Evet.. Üslûp... Hani, başkasının göremediğini görüp-anlayıp-anlatabileceğin ve bir başkasında aynısı olmayan, başkası olmadan kendin olarak yazabildiğin-yapabildiğin şey... Sana hâs, senin dilin ve anlatış şeklin, hâs ve hususi olarak senin yazı üslûbunu da belirlemez mi?

-Fakat, şey...

-Tekrar soruyorum... Ne anlattığın mı önemli, neyi-nasıl anlattığın mı?.. Bu arada, unutmadan şunu da hatırlatayım: "Üslûp, bazılarının zannettiği gibi kelime oyunu veya süs değildir..."

-.... ?..

-Peki anlatırken; "Vâkıâya göre ruh" metodunu mu, yoksa; "Ruha göre vâkıâ" metodunu mu tercih ediyorsun?.. Tabi ki; "Ruha göre vâkıâyı" anlatacaksın!.. Yoksa, ortada vâkıâ-hâdise kalmaz değil mi?..

-.... ?..

-Bu soru da benden olsun; -Bir hikâyede kurgu mu önemli, üslûp mu?..

-.... ?..

-Tabi ki; "Üslûp ve tarz önemlidir."

Demek ki; ne yazdığından ziyâde, nasıl ve niçin yazdığın önemli... Öyleyse?..

-Öyleyse ne?

-Ne yazacaksan, neyi, nasıl ve niçin yazacaksan yaz artık!..

-Söylemesi çok kolay!..

-Ama; sen kendin zora tâlip olup, bu işi tercih etmedin mi?..

-Evet.. Evet de, sen kimsin?..

-"Benim için hiçbirşey söylenemez, çünkü bu konuda konuşmak hiç bir işe yaramaz. Ben yalnızca kâğıt üzerinde varım... O da pek az olarak..."

-Fakat; yine de bunun bir kıymeti-değeri yok mu?..

-Tabi ki var... Ama yazar olarak... Bu arada, sana teşekkürü bir borç bilirim...

-Sebep?

-Şu dakikalar itibâriyle, yine bir cinlik yapıp bir şeyler karaladım... Ve sen de buna vesile oldun...

-Ne yazıyorsun?..

Genç yazar, son cümlesini tekrar ederken, yazı masasının tam karşısında duran oda aynasında, çılgın gözlerle kendisini seyre dalar... Kısa bir zaman diliminde, hızlıca yazdığı kâğıt tomarlarını elleriyle kavrar... Önce ellerine, sonra kalem ve kâğıtlara, daha sonra da yazılardaki harflere bakar... Aynadaki çizgili suratına tekrar bir göz atıp, şöyle der;

-Olmadı ama, bu da benim olacak olan hikayemin hikayesi olsun.."

 

Aylık Dergisi 91. Sayı

 
Etiketler: Bir, Hikayenin, Hikayesi,
Yorumlar
Haber Yazılımı