Haber Detayı
01 Eylül 2020 - Salı 11:48
 
Aylık Dergisi'nin 192. (Eylül 2020) Sayısı Çıktı
Ayasofya’nın aslî hüviyetine kavuşmasının ardından Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de atmış olduğu kararlı adımlar Batı’nın dayatmalarına mukabil hareket edebilme kudret ve kabiliyetini ortaya koyan bir diğer gelişme olurken Karadeniz’de yapılan doğalgaz keşfi Türkiye’nin elini daha da güçlendirmiştir. Dergimizde bu meseleyi işledik.
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi'nin 192. (Eylül 2020) Sayısı Çıktı

Selâm ile…

Osmanlı bir cihan imparatorluğuydu, sürekli boğuşmak zorunda kaldığı tüm iç ihanetlere ve dış gailelere rağmen, hep yeniden toparlanarak üzerimize çullanan emperyalist güçlere karşı Doğu’yu ve İslâm âlemini yüzlerce yıl savundu, ezilen tüm mazlum halkların umudu oldu. Tüm bu iç ve dış tazyik yüz sene evvel Osmanlı’nın dağılmasına sebep oldu. Cemiyetimiz, kendisine her türlü zulüm reva görülmesine rağmen öz değerlerinden tam mânâsıyla koparılamadı. Görünen o ki, Osmanlı’nın tarihteki bu şerefli görevini günümüzde dinine, diline, devletine vazgeçilmez biçimde bağlı insanımız aldı ve bu görevi geleceğe taşıma kararlılığında. 15 Temmuz’da sokakta kurduğu kendi iktidarıyla bu kararlılığını bir kez daha pekiştirdi. Kendisine dayatılan kararlara uymak, bunlara boyun eğmek yerine, kriterlerini, kararlarını kendi tercihiyle belirleyen bir ülke konumuna gelme yolunda önemli adımlar attı, atmaya da devam ediyor. Atılan bu adımların asaletindeki gerçek değer insanımızın davranışlarına da yansıyor, insanımızın zamana ve sorunlara bakışı artık daha farklı, hayatı daha anlamlı.

 

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması bu yolda atılmış adımların en önemlisidir; cihan imparatorluğu kimliğine yeniden dönüş, yeniden fetihtir. İçerideki tüm olumlu gelişmelere aslî rengini veren İslâm’dır. İslâmî kimliğin yeniden tarihe dönüşü, yeniden doğuşudur.

 

Ayasofya’nın aslî hüviyetine kavuşmasının ardından Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de atmış olduğu kararlı adımlar Batı’nın dayatmalarına mukabil hareket edebilme kudret ve kabiliyetini ortaya koyan bir diğer gelişme olurken Karadeniz’de yapılan doğalgaz keşfi Türkiye’nin elini daha da güçlendirmiştir.

 

Kapağımızda bu meseleyi işlerken “Cihan İmparatorluğu Kimliğine Yeniden Dönüş” manşetini attık. Mevlüt Koç, “İlahî Tecelliler Hep Böyledir” başlıklı yazısında kapak mevzusunu işledi.

 

 Oğuz Can Şahin “Büyüklük Sanrıları ve Şeffaflık” başlıklı yazısında günümüz sosyal mecralarındaki insanların münasebetlerinden bahsediyor.

 

 Muzaffer Ayvalıoğlu, Nihal Atsız’ın Kemalizm’i yerden yere vurduğu “Dalkavuklar Gecesi-Z Vitamini” kitabını ve karakterlerini tetkik ederken Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan dalkavuklukları ele alıyor.

 

 Prof. Dr. Ali Satan ile Cumhuriyet’in kuruluşunu ve inkılapları, resmi tarihin dayatmalarının aksine hakikatin konuşulması önündeki engelleri ve Lozan’ı konuştuk. Bu röportajı büyük bir alakayla okuyacağınızı düşünüyoruz.

 

 Zeynel Abidin Danalıoğlu “Belirsizliğin İkinci Günü” başlıklı hikayesinde insan ruhu üzerinde gezintiler yapıyor.

 

 11 Eylül fedâ eylemlerinin sene-i devriyesi vesilesiyle Yusuf Kacır’ın “Allah’ın Aslanı Bir Kahraman: Usame Bin Ladin” başlıklı yazısını Baran’dan iktibas ettik.

 

 Melikşah Sezen İşârâtü-l-icâz Okumalarına Mütevazı Bir Katkı” başlıklı yazısının dördüncü bölümüyle dergimiz sayfalarında bulabileceksiniz.

 

 Bu ayki muhtevamız böyle...

 

 Nice sayılarda görüşmek dileğiyle...

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: aylık dergisi, ayasofya, akdeniz,
Yorumlar
Haber Yazılımı